28 Ağustos 2010

BEYAZ ÜZÜM ASMASI


O yıl, ilkokul üçüncü sınıfa yeni başlamıştım. Hafta sonları olunca, ineklerimizi otlatmaya, evimize uzak bir yerde bulunan fındık bahçemize götürürdük.  Durmuş dayının evi de  bizim bahçeye çok yakındı. Bahçesinde,  beyaz üzüm veren , yaykın ( kızılağaç ) ağacına  sarılı  bir asma vardı. Karadeniz'de beyaz üzüm pek yetişmediğinden,  tadı ekşi olmasına rağmen bu üzümü merak ederdik.

Beni  çocukluk yıllarıma götüren  bahçemdeki  beyaz üzüm asması 
Yine, ineklerimizi otlatmaya  götürdüğümüz  bir hafta sonuydu.  Üç arkadaş, Durmuş dayının  beyaz üzümlerini çalmaya karar vermiştik.  Sessizce bahçeye girmiş, asmanın sarılı olduğu  ağaca doğru ilerlemeye başlamıştık. O sırada, bağlı sandığımız  köpek aniden  üzerimize doğru gelmiş ve beni bir kaç yerimden  ısırmıştı. Çok korkmuştum, arkadaşlarım ise beni bırakıp kaçmışlardı.

Ağlayarak eve geldiğimde, durumu öğrenen babam; 'Ben onlara sorarım, çocukların üzerine köpek salmayı' diye çok kızmıştı.  Beni de, komşunun üzümünü çalmaya gittiğimiz için  dövmüştü.
.
Aradan çok  zaman  geçmiş olmasına  rağmen, bu anımı hiç unutamıyorum. Her yıl, razakı üzümlerimi toplarken o günleri tekrar  hatırlatıyor.  Köpeğin ısırdığı  yarde oluşan yara izleri, o günün bir anısı olarak vücudumda duruyorlar.
Babam ve Durmuş  dayı,  yıllar önce öldüler (Allah rahmet etsin).  Arkadaşlarım, İstanbul'da yaşıyorlar. Durmuş dayının beyaz üzüm asması hala  duruyor mu bilmiyorum.

1 yorum:

  1. Ahh çocukluk değil mi, hatırlaması ne hoş. Siz de ne güzel anlatmışsınız. Şimdi sahip olunan bir ağaç dolusu üzüm çocuklukta istenen çilkim üzümün yerine geçer mi acaba? Ama yine de çok şanslısınız, asmanızdan üzüm koparıp yiyebiliyorsunuz.

    YanıtlaSil