21 Kasım 2011

DOĞA VE İNSAN

Bu sabah erken kalkmıştım, kızımı İzmir'e yolcu edecektim. Bahçede dolaşırken bir kuş yavrusu gördüm, uçmuyordu, dikkat edince yaralı olduğunu anladım. Üzerinde daha kurumamış kan lekeleri vardı. Belli ki bir saldırıya uğramıştı, üzülerek yerden aldım, kıpırdamıyordu.
Kuşları iyi tanımadığımdan ne olduğunu bilmiyorum, baykuş yavrusu  olabilir. Yeni bir saldırıya uğramasın diye plastik bir kapın içine koyarak  eve getirdim, yanına ekmek ve su koydum. Ancak  hiç bir tepki vermedi,  Rodin'in 'düşünen adam' heykeli gibi bıraktığım yerde hareketsiz öylece duruyor.   Belli ki çok acı çekiyor.

Yaşamak için daha güçlü bir hayvan ona saldırmış olacak, ama amacına ulaşamamış. Avını kaçırdığı için belki de açlıktan ölecek.  Mantıklı düşünüldüğünde bu doğanın bir kuralıdır, kabul etmek gerekir. Doğada devamlılığın sağlanması için bu zorunlu ve gereklidir.

Burada asıl irdelenmesi  gereken  insanların tutumudur, daha doğrusu tutarsızlığıdır.  Avcılık adı altında hayvanları öldürürken   mutlu oluyoruz da , bunu yaşamak için hayvanlar  yaptığı zaman niçin üzülüyoruz. Bu tutarsız davranışımızla kendimizle ( aklımızla ) ve doğa ile çelişmiyor muyuz?

Yaralı kukumav kuşu  yavrusu
Kukumav

(Güncelleme;Adının Kukumav (Bir çeşit baykuş) olduğunu öğrendiğim yaralı kuş yavrusu iki gün yaşadı.)

2 yorum:

  1. U was pięknie i w dzień ciepło. A u nas zbliża się zima. Pozdrawiam.

    YanıtlaSil
  2. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim.Sevgili Arek.

    YanıtlaSil