16 Aralık 2013

DOMATESİN HİKAYESİ

Domatesler bahçemden

Çocukluğumda ( Piraziz  / Giresun ), domatese,  'hambaldırcan', patlıcana ise, 'hasbaldırcan',  derdik. Domates, mısır tarlalarının  arasına dikilirdi. Daha çok kızarmadan, yeşil iken  toplanır ve 'küp' dediğimiz büyük toprak fıçılara  turşu kurulurdu. Kışın da doğranan bu domatesler soğanla kavrulur ve  öyle yenirdi.

Günümüzde bütün dünyada  çok sevilen ve yenen bu meyvenin, pardon sebzenin, hikayesi de bir hayli ilginç. Botanikçilerin meyve olarak kabul ettiği  domates,  1893 yılında ABD'de sebzelerle beraber saklanıp yendiği için mahkeme kararı ile sebze yapılmış. Ne diyelim, botanikçiler koca ABD'den  daha iyi mi bilecek neyin ne olduğunu.

Patlıcangiller ( solanaceae ) familyasından bir bitki olan domatesin ( solanum lycopersicum ) anavatanı, patates, biber, ayçiçeği gibi Amerika kıtasıdır. Yabani olarak yetişen domatese ilk defa Bolivya ve Peru'da rastlanmış, daha sonrada Meksika'ya götürülerek yetiştirilmeye başlanmıştır.

Domates'in, Aztek dilindeki şişman meyve anlamına gelen  ' tomati ' kelimesinden geldiği sanılmaktadır. İlk yetiştirilen  domateslerin rengi sarı ve kiraz kadarmış. Kristof Kolomb'un Amerika'yı keşfinden sonra ( 1492 ), İspanyollar tarafından  Avrupa'ya getirilen domatese, İtalyanlar sarı renkli olduğu için,  altın elma 'Pommodore'  adını vermişler.
Kırmızı domates ise daha sonra ortaya çıkmıştır.

İlk defa  Amerika'da Thomas Jefferson tarafından yetiştirilen domates, zehirli olduğu sanıldığı için uzun bir süre  yenmemiş, süs bitkisi olarak, evlerde  yetiştirilmiştir. Daha sonra ise,  yiyenleri romantikleştiği sanıldığa için, Fransızlar tarafından  aşk elması ' Pomma d'amour ' adı verilmiştir.

Domatesin yaygın bir şekilde tüketilmeye  başlaması ise 20.yüzyılda salatasının yapılmasının öğrenilmesinden sonra olmuştur. Domatesten, salça, ketçap gibi ürünlerin  yapılması ise , sanayı hammaddesi olmasını sağlamıştır.

Domatesin başına gelenler bununla da kalmıyor. Mısırda faaliyet gösteren  dini bir grup, Facebook'a, kesilmiş bir domates resmi koyarak, altını da ;  müslümanların,   'hristiyan' olduğu için, domates yemesinin  haram olduğu dile getiriyor.  Gerekçe olarak ise;  domates yatay olarak kesilince içinde haça benzeyen bir şekil ortaya çıkması  gösteriliyor.
Neyse ki, gelen yoğun tepkiler üzerine bir süre sonra bu yazı kaldırılıyor, biz yemeyin demedik, haç işareti oluşacak şekilde kesmeyiniz dedik diyorlar.
( Bu konuda ki haberin linki ; http://www.odatv.com/n.php?n=muslumanlara-yasaklanan-domatesin-tarihi--2306121200 )

Gelelim bizim domatesle tanışmamıza. Osmanlılar ilk defa  18. yüzyılda Fransızlar aracılığı ile domatesi tanıyorlar. Yani, Fatih,Kanuni gibi  cihan padişahlarımıza, maalesef domates yemek nasip olmamış.
Abdülmecit zamanında  domates bizim ülkemize  'frenk' adı ile giriyor, o zaman domatesin sadece yemeği yapılarak  yeniyormuş, kırmızı olanlar ise, çürümüş diye çöpe  atılıyormuş.
İlk domates Adana'da yetiştirilmeye başlanmıştır. Bu gün Türkiye, Çin ve ABD den sonra dünyada en çok domates yetiştiren  ülkelerden birisidir.

Ben domatesin en çok kokusunu seviyorum, daha doğrusu seviyordum. Şimdiki domateslerin  artık ne kokusu var nede tadı. Hepsinde tornadan çıkma  gibi, birbirinin aynı ve kıpkırmızı. Doğal olarak,tarlada  yetişen bir domates böyle olmaz. Birde  domatesi soyarak yeme alışkanlığımız var. Halbu ki domatesin yararlı  maddeleri ve vitaminleri  kabuğunda bulunduğu için soymadan yenmesi gerekmektedir.

Son olarak, uzmanların söylediklerine göre; genç ve  güzel kalmak ve daha az kanser riski ile karşılaşmak istiyorsak,  bol domates yememiz gerekiyormuş. Tabi ki  doğal olarak yetiştirilmiş  olmak şartıyla.

Domates çiçeği
Sırık domates
Pembe domates
Domates ( solanum lycopersicum )
Tam tozlaşma yapamamış bir domates

4 yorum:

  1. Bilgilendirici yazılarınıza teşekkürler. Emeğinize sağlık. Biz daha çok mevsiminde domates yemeyi tercih ediyoruz. Ancak yazın yazın domateslerin halka halka kesilerek temiz bir bez üzerinde, güneşte kurutulması çok iyi oluyor. Yenmeden 15 dakika önce sıcak suda bırakılıp , zeytinyağı, kekik ve sarımsakla çeşni katılabiliyor.
    Bazı yörelerde ham domatesin reçeli de yapılabiliyor.
    Selamlar.

    YanıtlaSil
  2. Açıklamalarınız domates sevenler için yararlı olacaktır,paylaştığınız için çok teşekkür ederim.Selamlar,sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. Yine arşivim için aldım, yorumu da aldım bu kez. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. Ziyaretiniz için teşekkür ederim Ali Bey.Selamlar.

    YanıtlaSil