1 Şubat 2014

ÇAM SAKIZINDAN DAMLA SAKIZINA

Yaşlı bir sakız ağacı  ( Gödence / Seferihisar )
Eski çağlardan beri  ağızlarda  çiğnenen bir madde olan sakız, insanlar tarafından  farklı amaçlarla ve değişik  şekillerde elde ederek kullanılmıştır. İlk defa eski Yunanlılar damla sakızı  ağacından 'mastika' adı verilen sakız elde etmişler ve bunu çiğnemişlerdir. Mayalar ise  sapodilla ağacından bu günkü ciklete benzeyen bir çeşit  sakız yapmışlardır.
Dikenli ve otsu  bir bitki olan kenger köklerinden çıkan süt de doğal bir sakız olarak kullanılmaktadır.
Kullanma alanlarının ve miktarının   gittikçe artması ile günümüzde  sakız  daha çok yapay  yollardan üretilmeye başlanmıştır.

Çam sakızı da çok eskide beri bilinmektedir. Aslında bu sakız sadece çam ağacından ( kızıl çam ) değil  ladin ağacından da elde edilmektedir. Ancak ibreli yapraklı bitkilere genel olarak çam dendiği için bu sakıza da çam sakızı denmektedir. "Çam sakızı çoban armağanı", sözü de buradan gelmektedir.
.
Giresun yöresinde 'doruk ağacı'  denilen ve reçinesinden çam sakızı elde edilen
 ladin ağaçları.
Giresun yöresinde ladin ağacına "doruk ağacı" denir. Bu oldukça estetik ve kerestesi makbul olan ağacın bir özelliği de yukarıda da belirttiğim gibi reçinesinin  sakız olarak kullanılmasıdır. Bu nedenle bu ağaca yörede  "sakız ağacı" da denir.

Çocukluğum da Doğukaradeniz yaylalarında ormanlara  doruk ağaçlarından  ( ladin ) sakız etmeye giderdik. Bu ağacın salgıladığı özel bir reçineyi toplar ve yine bu ağaçtan ( hartama ) yaptığımız küçük tahta kutular içinde biriktirirdik. Yayladan "cenik" dediğimiz köyümüze  inince;  bunları hediye verirdik
Güzel  kokulu ve aromalı  olan bu sakız bir süre çiğneyince pembeleşip  sertleştiği  için atılırdı ( kocamış denirdi ).  Çocukların yutmaması için de;  "Yutarsan karnında doruk ağacı biter" denirdi.


Ladin ağacının reçinesinin sakız olarak  kullanılması aslında  çok eskidir. Mayalar, önce sapodilla ağacından elde ettikleri bir maddeden bugünkü çiklete benzeyen bir sakız yaparak bunu çiğniyorlarmış. Daha sonra ise  ladin ağacından sakız elde edilmeye başlanmıştır. Avrupa'dan giden göçmenler sakızı Kızılderililerden öğrenmişlerdir. 19.yüzyılın ortalarına kadar Amerika da pazarlarda  çam sakızı satılmıştır.

Bu yazıyı yazmam nedeni;  bir süredir bahçeme dikmek için  damla sakızı ağacı fidanı arıyorum. Bu nedenle sakız konusunda edindiğim bilgileri çocukluk anılarımla birlerleştirerek sizlerle paylaşmak istedim. Anlayacağınız benim sakız maceram bundan sonrada devam edeceğe benziyor..

Anaç olarak kullanılan sakız çalısı.
( Bazı fidancılar tarafından damla sakızı fidanı   olarak satılan bu bitkinin alınmaması gerekir. ) 
Gelelim yurdumuzda unutulmaya yüz tutmuş bir bitki olan damla sakızı ağacına!

Sakız ağacı  ( Pistacia lentiscus -Anacardiaceae / sakızağacıgiller ), Akdeniz iklimine özgü bir bitkidir, yani bir tür  makidir. Antep fıstığı, melengiç ( çitlembik )  gibi bitkilerle aynı familyadandırlar. Herdem yeşil olan bu bitkinin önce  kırmızı renkli olan  meyveleri daha sonra siyah bir renk alır, çiçekleri gösterişsizdir, yaprakları ezilince hoş bir koku salar. Çalı şeklindeki bu bitkiye form verilerek ağaç halinde  büyütülebilir. Yangınlara da  dayanıklı olan bu bitki ( Yansa da çok derine salan köklerinden yeniden filiz verir.)  erozyona karşıda toprağı korumaktadır, kuraklığa karşı ise son derece dayanıklıdır. Ancak doğal olarak  yetişen bu bitkiden sakızı elde edilmez.

Sakız bu bitkinin yalnız  Çeşme ve Yunanistan'ın Sakız ( Chios ) adasında yetişen endemik olduğu sanılan bir  türünden elde edilmektedir. Mastix adı verilen damla sakızı bu ağacın gövde ve dallarının çizilmesi ile elde edilir, tamamen doğaldır. Eski Yunan'lılar damla sakızını ( mastix ) ilk önce mide rahatsızlıklarına karşı ilaç olarak çiğniyorlarmış. Daha sonraları ise, çeşitli eşyaları korumak için  cila  olarak da  kullanılmaya başlanmıştır.

Mübadeleden ( değişim ) önce, Çeşmede yaşayan Rumların geçim kaynağı olan sakız daha sonra buraya yerleştirilen göçmenlerin bilgisizliği ve başka ürünlere yönelmesi nedeni ile unutulmuştur. Daha sonrada kalan ağaçların çoğu kesilerek yerlerine villalar yapılmıştır.
1993 yılından beri  Çeşme'de tekrar  sakız ağacı yetiştirilmek amacı ile çalışmalar yapılmaktadır. Ayni şekilde Urla yakınlarında ( Demircili ) Urla Orman İşletme Şefliği tarafından kurulmuş bir dikim sahası bulunmaktadır.


Sakız ağacı dikim sahası  ( Demircili / Urla )

Ancak bu konuda halkında istekli olması gerekmektedir. Herkes bahçesine bir sakız ağacı dikerek buna destek olabilir. Eskisi gibi Çeşme tekrar sakız ağacı ile barıştırılabilir.

Sakız ağacından elde edilen damla sakızı, recine ve yağ olarak; ilaç, kozmetik, boya gıda, içki sanayinde kullanılmaktadır.Yunanistan'a özgü bir bir içi olan mastika ( rakı ) damla sakızı ile  yapılmaktadır. Diş macunlarının yapımında yine damla sakızı kullanılmaktadır.

Sakız ağacı, doğadaki sakız çalılarına, menengiç ağacına yada tohumdan biten dişi sakız  fidanlarına  aşı yapılarak üretilmektedir. Çelikten ise zor üretildiğinden fidan fiyatları oldukça yüksektir ve her yerde bulunmamaktadır. Satılan fidanların çoğu ise sakız çalısı olup gerçek sakız ağacı değildir.

Güncelleme: Fidan  almak için  gittiğim ( 22.02. 2014 )  Çeşme Çiftikköy'de çektiğim sakız ağacı  resimleri.

Sakız ağacı bahçesi  ( Çiftlikköy - Çeşme )
Sakız ağacı
Sakız ağacı çiçeği

.

6 yorum:

  1. Merhaba,
    İsterseniz size Alaçatı'da Sakız Fidanı yetiştiren Metin Gemici Bey'in telefonunu verebilirim.Ben Tuzla'daki bahçeme 2 tane bu kaynaktan gelmiş fidanı büyütmekteyim de...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mine Hanım,çok memnun olurum.Selamlar.

      Sil
  2. Metin Gemici:0536-2745131

    veya: 0532-3085686

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim ederim,benim gibi damla sakızı fidanı arayanların da işine yarayacaktır.

      Sil
  3. Benim aşı konusunda hüsrana uğradığım ağaçtır. Memleketim Niğde'de defalarca Antep fıstığı aşılamama rağmen hiç tutturamadım. Bu ağaca Antep fıstığı aşılanıyor tutturanlarda var ben tutturamadım. Bizim memlekette bu ağaca Çerkez ağacı deniliyor. Çok ser bir ağaçtır.

    YanıtlaSil
  4. Ali Bey,
    kiminle konuşsam aynı şeyleri söylüyor,bu nedenle buralarda da Damla sakızı fidanlar bulunmuyor ve çok pahalı.Çelikten de çok zor tutarmış.Değerli yorumlarınız için teşekkür ederim.Selamlar.

    YanıtlaSil