21 Mayıs 2014

BİR ANNELER GÜNÜ HİKAYESİ ( DİLEK YARIMADASIN'DA BEŞ SAAT )

 Bu yıl Anneler Günü dolayısıyla ( 11.05.2014 ), eşimi kızımla beraber  bir  yere götürmeye  karar veriyoruz. Sonun da eşimin de onayını alarak,  yirmi yıl önce bir okul gezisi ile  gittiğimiz Dilek Yarımadası Milli Parkı' na gitmeye karar veriyoruz.Yiyeceklerimizi de alarak,  Seferihisr'a yaklaşık 105 km.mesafe de olan  milli parkın yolunu tutuyoruz.

Halk arasındaki eski adı 'Kalamaki' olan olan olan Dilek Yarımadası, Aydın ilimizin Kuşadası ve Söke ilçeleri sınırları içinde bulunmaktadır ( Güzelçamlı Beldesi ). 1966 yılında milli park ilan edilerek koruma altına alınmıştır, yurdumuzun en önemli doğal alanlarından biridir.  Daha sonra Büyük Menderes Deltası'nın da katılması ile ( 1994 ), Dilek Yarımadası- Büyük Menderes Milli Parkı adını almıştır.

Dilek Yarımadası, 6 km. genişliğin de, 20 km. uzunluğun da ve 27675 hektar büyüklüğündedir. Yurdumuzun yedinci büyük milli parkıdır.

Milli Park içindeki tek yerleşim yeri, güneyinde yer alan  eski adı Domatia olan Doğanbey Köyü'dür. Açık hava müzesi durumunda bulunan burada; eski Rum ve Türk evleri, şapel, kilise ve ziyaretçi tanıtım merkezi bulunmaktadır.

K.Menderes ve B. Menderes deltaları arasında bulunan ve Aydın Dağlarının bir uzantısı olan Dilek Yarımadası oldukça engebeli bir arazi yapısına sahiptir, derin vadiler ve kanyonlarla yarılmıştır. En yüksek yeri olan  Dilek Tepe ( Mykae )  1237 m. dir. Milli Park adını buradan almıştır.

Akdeniz ikliminin hakim olduğu yarımada zengin bir bitki örtüsüne sahiptir, bu durum yaban hayatını da olumlu etkilemiştir.Yurdumuzda yetişen bitkilerinden oluşmuş bir botanik bahçesi gibidir. Çok güzel plajların da  bulunduğu, hiçbir yapılaşmanın olmadığı Dilek Yarımadası çok sayıda yaban hayvanına, kuş türlerine ve deniz canlılarına da  ev sahipliği yapmaktadır. Uluslararası öneme sahip olan Dilek Yarımadası'nın  bu özelliklerinin  korumasını diliyoruz.

( Yararlandığım Kaynaklar. Dilek Yarımadası Milli Park Müdürlüğü Tanıtım Broşürü,Vikipedi )

Beş saat kadar süren DilekYarımadası'ndaki bu  gezimiz  çok çabuk geçti,  insan burada zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor. Bütün doğa severlerin, özellikle bitkilere merakı olanların ve doğa fotoğrafı çekmek isteyenlerin, mutlaka gezip  görmesi gereken bir yer.

Bu yıl mayıs ayının yağışlı geçmesi nedeniyle, Ege bölgesinde bahar hala  devam ediyor, her  yer yeşil ve kır çiçekleri ile kaplı. Bu nedenle gezimizin umduğumuzdan  çok daha güzel geçtiğini söyleyebilirim.

İşte anneler günü dolayısıyla Dilek Yarımadası'na  yaptığımız, 5 saatlik  bu doğa  gezisinin fotoğraflarla hikayesi.

Özdere ve Carpe Diem Claros
Özdere'yi geçince manzaranın güzelliğine dayanamıyoruz, kısa bir mola vererek bu güzelliğin  tadını çıkarıyoruz.
Özdere sahilleri
Bozlanotu ( Ptilostemon chamaepeuce )
İki saatlik bir yolculuktan sonra Kuşadasını geçerek  Dilek Yarımadası - Büyük Menderes Deltası Milli Parkına varıyoruz. Görevlilerden  Milli  Park'la ilgili broşür ve gerekli  bilgileri   aldıktan sonra içeri giriyoruz.

Harika bir manzara var, deniz ve kara iki sevgili gibi birbirini kucaklamışlar. Burası doğal bir botanik bahçesi gibi her taraf değişik bitki ve çiçeklerle kaplı. Hepsinin de fotoğrafını çekmek istiyorum!

Kuşadası
Dilek Yarımadası - Büyük Menderes Deltası  Milli  Parkı  Kuşadasına  28 km. mesafededir.
Dilek Yarımadası Milli Parkı 1966 yılında kurulmuştur.
                             

Milli Park alanı içerisinde 804 bitki türü tespit edilmiştir, bunlardan 6'sı dünyada sadece burada bulunmaktadır,18 bitki türü ise  yurdumuzda sadece burada bulunmakta olup endemiktir.

Türkiye'nin bitki ve hayvan bakımından en zengin parkı olan Dilek Yarımadası, 28 çeşit memeli, 42 çeşit sürüngen, 29 kuş türü ve çok sayıda deniz canlısına da ev sahipliği yapmaktadır.


Sandal ağacı ( Arbutur andrachne )
Pembe  üçgül ( Trifolium purpureum )
Bozlanotu ( Ptilostemon chamaepeuce )
Dilek Yarımadası kıyıları


Dilek Yarımadası / Güzelçamlı
Dilek yarımadası kıyıları
Teknolojiden yararlanarak cep telefonu ile fotoğraf çekerek ( selfie )  bu anı ölümsüzleştiriyoruz.
Toplumda, doğa severlerin teknolojiye karşıymış gibi yanlış  bir düşünce oluşturulmaya çalışıldığını üzülerek görüyoruz.Doğa severlerin bilimin bir ürünü olan teknolojiye karşı olması düşünülemez. Ancak teknolojinin doğadaki dengeleri bozduğu da bir başka sorundur.


Ölmez çiçeği ( Helichrysum heywwodionum )
Aydın Ölmez Çiçeği ( Helichrysum heywwodionum )
Milli Parktaki panolardan Aydın Ölmez Çiçeği'nin endemik olduğunu ve Dünya Doğayı Koruma Birliği'nin ( IUCN ) Kırmızı Listesi'nde, 'Kritik Düzeyde Tehlikeli' bitkiler arasın da yer aldığını öğreniyoruz.

Bir tür orkide çiçeği
Mavi köpekdili ( Cyneglossum creticum )
Saparna ve meyvesi  ( Smilax excel )
Olgunlaşmış saparna meyveleri.
Karadeniz Bölgesi'nden tanıdığım saparnaya  ( Giresun'da  merulcan / melucan denir ) Ege de ilk defa bura da rastlıyorum. Sarmaşık gurubundan, dikenli bir bitki olan saparna'nın,  taze filizleri ve kırmızı renkli meyveleri yenmektedir.

Baklagillerden bir bitki
Çakşır otu / Asa otu  ( Ferula communis )
İlkbahar mevsimde Dilek Yarımada'sına giderseniz; yol kenarlarında sarı çiçekli çakşır otları sizi karşılar. Özellikle Akdeniz Bölgemizde yaygın olan bu bitkiye değişik yörelerimizde; asa otu, şeytan otu, manguta gibi adlar verilmektedir.
Eskiden sebze olarak ta yenen  bu bitkinin en büyük özelliği ise afrodizyak olmasıdır.

Çakşır otunun ne kadar büyük olduğunu size göstermek için
yanında  fotoğraf  çektiriyorum.
Dilek Yarımadası Milli Parkı / Güzelçamlı
Milli Park içindeki panolarda detaylı bilgiler  verilmiş. 
Milli Park içindeki en önemli gezilecek  yerlerinden biri Olukdere Kanyonu.  Burası flora ve fauna bakımından çok zengin olup çok sayıda bitki  ve hayvan türüne de ev sahipliği yapmaktadır. Kanyonun 3 km.lik bölümü izin alınmadan gezilebiliyor.Taşıtla gezmek ise yasak, oldukça derin, ürkütücü bir görüntüsü var.

Olukdere Kanyonu'nun giriş kapısı
Dilek Yarımadası Milli Parkı
İlginç bir ağaç
Çalı ve sarmaşıklardan oluşan  bir yabani hayvan yuvası. Kızım fotoğraf  çektirmek için
içine giriyor.
Eğrelti otu
Yosun tutmuş taş ve ağaçlar.
Eğrelti otları ve yosunlar. Karadeniz bölgesindeki dereleri hatırlatıyor.
Erozyona direnen bir ağaç 
Bir tür çan çiçeği ( campanula )
Kanyondaki bazı ağaçlar kayaları adeta delerek tutunmuşlar.
Kökleri kayaların arasına sıkışmış bir başka ağaç. Taşların biyolojik parçalanmasının
nasıl olduğunu açıklayan güzel bir fotoğraf.

Erozyon sonunda kökleri toprak yüzeyine çıkmış bir başka ağaç
Olukdere Kanyonu / Dilek Yarımadası
Dişbudak yapraklı akcaağaç ( Acer Negundo )
Kadınaynası çiçeği ( Legousia speculum -veneris )
Yaban sarımsağı
Kanyon çok derin, buradan sadece gökyüzün ve bulutlar  görülebiliyor.


Bahçemden tanıdığım asalak bir bitki olan  canavar otu burada da karşıma çıkıyor.
Ayı fındığı / Tespih ağacı ( Styrax officinalis ). Bu bitkinin meyvelerinin
 çekirdeklerinden tespih ve süs eşyaları yapılmaktadır.

Karalahana ile akraba bir bitki. 
Dekoratif görünümlü  bir çınar ağacı

Olukdere Kanyonu / Dilekyarımadası
Kanyon içindeki  yapı kalıntıları  
Yavşan otu ( veronika )

Milli Parktan çıkınca,  giriş kapısının dışında kalan Zeos Mağarasını da geziyoruz.
Burası aslında yer altı sularının kireç taşlarını  eriterek oluşturduğu  bir obruk gölü. Tavanından sular damlıyor. Kapısındaki çalılara bağlanmış dilek bezleri var.  Gölde yüzülebiliyor, suyunun tadı iyi değil.
Zeos mağarasına giden yol.
Zeos mağarasının girişindeki dilek bezleri
Zeos mağarası
Zeos mağarası / Dilekyarımadası
Zeos mağarası
Zeos mağarası / Dilek yarımadası

Dönerken eşim bu güzel gün için bize  teşekkür ediyor, yürümekten ayakları ağrımış,  ama mutlu görünüyor. Biz de bütün annelerin gününü kutluyoruz, iyi ki varsınız.

4 yorum:

  1. Güzel anlarınızın çoğalmasını dilerim!

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederim Ali Bey,
    Önemli olan herkesin mutlu olması,insan gibi yaşaması,güzel günler hepimizin olsun.

    YanıtlaSil
  3. Dilek Milli Parkına hep yaz ortasında gittiğimiz için genelde deniz kenarında koylarda geçiriyorduk zamanımızı. Kanyonun yarısına kadar gidebilmiştik, güneşten nisbeten korunaklı olmasına rağmen. Yine de ağaçlar, bitkiler, doğa tümüyle muhteşem oluyor yaz ortasında bile. Ama şimdi, resimlerinize bakarken Zeos mağrasını görmemenin ne büyük eksiklik olduğunu anladım. Dilek yarımadasına bir kez de sizin yazdıklarınız rehber alarak dolaşmak şart oldu.

    YanıtlaSil
  4. Merhaba Sarkaç,
    Bütün doğa severlerin görmesi gereken bir yer.Umarız yapılaşmaya izin verilmez.Bende sizin gibi burayı daha detaylı olarak ( rehberle ) gezmek istiyorum.Selamlar,sevgiler.

    YanıtlaSil