30 Kasım 2010

BEN ISIRGANCIYIM

Bahçemdeki ısırgan otları
Isırgan ( urtica dioica - urticaceae / ısırgangiller ), hemen her yerde kendiliğinden yetişen tek veya iki yıllık  otsu bir bitkidir. Her ülkede yetişen çok sayıda türü bulunmaktadır. En büyük özelliği ise; temas edildiğinde  yakıcı olmasıdır. Bu bitki kendini korumak için geliştirdiği bu yöntem nedeniyle pek sevilmez.  Ayrıca bu özelliği çoçuklara karşı korku aracı olarak kullanılmasına neden olmuştur.

Son yıllarda ısırganın şifalı olduğunun anlaşılmasıyla birlikte önemi artmışdır. Daha çok aranan, sevilen  bir bitki durumuna gelmiye başlamıştır.
Şifalı bitkiler konusunda uzman bir doktorun ısırgan için; 'İnsanlar bilse başka bitki yetiştirmez.' diyerek ne kadar yararlı olduğu belirtmek istemiştir.
Isırgan, kökü, yaprağı ve tohumları ile beraber komple bir şifa kaynağıdır. Bu konuda daha fazla bilgi edinmek için linki tıklayabilirsiniz; http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=5655
.
Isırgan otunun bir diğer özeliği ise; bazı çeşitlerinin pamuk gibi elyafından kumaş yapılmasıdır. Son yıllarda pamuk fiyatının artması ve organik kumaş talebi nedeniyle ısırgan otu daha çok  önem kazanmaya başlamıştır. Yurdumuzda da bu konuda çalışmalar yapılmaktaymış.

Değişik bir ısırgan otu ( Eşek ısırganı )
Isırgan otu çiçeği
Giresun'lular için ısırganın (Giresunlular sırgan der) ayrı bir anlamı ve önemi vardır ( Bu arada Giresun'lu olduğumu belirteyim.). Doğukaradenizin en çok fındık yetiştiren iki ili, Ordu ve Giresun arasında eskiden beri tatlı bir rekabet vardır. Özellikle, Giresunspor - Orduspor maçlarında bu durum  ilginç görüntü ve sloganlara neden olmaktadır. Ordulular Giresunlulara ISIRGANCI, Giresunlularda Ordululara KABAKÇI diye takılarak bunu dile getirirler.

Öğrencilik yıllarımda Ordulu arkadaşlarımdan sıkça duyduğum 'ısırgancı'  sözü  doğrusu beni kızdırırdı. Isırgancı olmayı kabul etmez, aşağılayıcı bulurdum.
Aslında bu yakıştırma çok da  haksız değildir. Giresunlular ısırganı gerçekten çok severler ve değişik yemeklerini yaparak bunu belli ederler. Bunlardan en meşhuru da, 'sırgan yağlaşı' dır. Daha çok Giresun yöresine  özgü olan  bu yemek, taze ısırgan yapraklarından, özellikle yaylalara çıkıldığı zaman yapılırdı. Yaylalarda yetişen bir çeşit  ısırgan otu ( pülpürüm )  iyice ezilir, unla pişirilir ve daha sonrada  üzerine süt konularak yenirdi.

Bu yıl bahçemin ( Seferihisar )   her tarafını  ısırgan otları sardı, bu nedenle bol bol ısırgan çorba ve salatası yapıyoruz, yağlaşı da  olur mu bilmiyorum, zira buradakiler Karadenizdekilerden daha farklılar. Suyunu da çıkararak  zararlı böceklere karşı kimyasal ilaç yerine kullanmayı düşünüyorum. Artık eskisi gibi bana 'ısırgancı ' denmesine de kızmıyorum.


3 yorum:

  1. Çeşitli kimyasallarla ve ilaçlarla hatta hormonlarla yetiştirilen sebzelere kuşku ile bakıyorum artık. Bu yüzden bu tür otlara daha çok değer verir oldum. Faydaları saymakla bitmiyor. Ben de duyduğum ısırgan otlu tarifleri elimden geldiğince denemeye çalışıyorum.

    YanıtlaSil
  2. Isırgan otu bizim en sevdiğimiz otlardandır. Küçücük çocukken nasıl ellerimizi dalamadan toplayacağımızı öğrenmiştim. Saç böreğinin ana malzemesiydi. Biraz naz eden bir misafir olursa ama ısırganlı denirdi. Isırgan asla geri çevrilemiyecek bir lezzetti çünkü. Kavurması, haşlaması her türlü yemeği yapılır bizde. Meğerse ısırgan daha ne işlere yarıyormuş, teşekkürler aydınlatıcı bilgiler için.

    YanıtlaSil
  3. Begonvilli Ev,Yediğimiz sebze ve meyvelerin maalesef tamamına yakını kimyasal ilaç ve gübre kullanılarak üretiliyor, üstelik bu durum sadece ülkemize has değil,bütün dünyada aşağı yukarı aynı.Ucuz beslenmek için sağlığımızı feda ediyoruz.
    Bütün ülkelerin insan sağlığı ve doğanın korunması için organik tarıma geçmesi zorunludur.Silahlanma için kaynak bulan ülkelerin organik tarıma kaynak bulamaması insanlık ayıbıdır.

    Sarkaç,İzmir doğada kendiliğinden yetişen ve sebze olarak yenen otlar bakımından çok zengin bir ilimiz.Bu durum sebze yemeklerinin çeşitlenmesini sağlamış.

    YanıtlaSil