20 Mart 2014

DOĞAYı KORUYAN BİR KÖY / KADIOVACIK

.
Kadıovacık Köyü / Urla

Bu gün  bir süre önce ( 23.02.2014 ) Noyan Özkan Hatıra Ormanı'nın kuruluşu töreni dolayısıyla  gittiğim Urla'nın Kadıovavcık  Köyü'nde  uygulanan bir projeden söz etmek istiyorum Nitekim Karaburun Yarımadası'nın   ortasındaki  bu  şirin  dağ köyümüz  bu proje ile   dünyada da adından söz ettirmiştir.



Urla  Rotari Kulübü'nün hazırlayıp  destekledikleri bir proje ile ( Sürdürülebilir Köy Geliştirme Projesi ) Kadıovacık Köyü gönüllü olarak 2000 yılında Londra'da kurulan Karbon Saydamlık Projesi ( CDP ) çalışmalarında yer almıştır. Dünya da köy bazında ikinci Karbon Ayak İzi ölçümü yaptıran  ve  her sene karbon salınımını azaltmayı kabul ederek dünya  literatürü tarihine girmiştir

.Kadıovacık Köyü'nün  doğayı korumak,insan kaynaklı olarak meydana gelen küresel ısınmayı önlemek amacı ile yürütülen bu projenin diğer köylerimize de örnek olmasını diliyoruz.Ayrıca İzmir ve Urla Rotari Kulublerinede  bu örnek projelerinden dolayı teşekkür ederiz.Dileriz başka kuruluşlarda bu tür projelere katılarak köylerimizin dönüşümüne katkıda bulunurlar... .

Karbon ayak izi,küresel ısınmanın gündeme getirdiği ve bundan sonra sıkça duyacağımız bir terimdir.Belkide yakın bir gelecekte  herkesin bir  karbon ayak izi karnesi olacaktır Yani karbon ayak izimizi ölçtürmek/ ölçmek ve ona göre hareket etmemiz zorunlu hale gelecektir.

Peki Karbon Ayak İzi Nedir?



'Karbon ayak izi, her insanın ulaşım, ısınma, enerji tüketimi veya satın aldığı her türlü ürün
neticesinde atmosfere yayılmasına neden olduğu karbon miktarını anlatmak üzere kullanılan
bir terimdir. Başka bir ifadeyle, aldığımız her ürün veya gerçekleştirdiğimiz her faaliyet için
gerekli olan enerjinin üretilmesi sırasında atmosfere salınan karbon gazı toplamını ifade
etmektedir' ALINTIDIR
Anlaşılan hepimizin  bir karbon ayak  izi vardır..Önemli olan karbon ayak izimizi azaltarak insan kaynaklı olarak  meydana gelmekte olan hızlı iklim değişikliklerini önlemektir.

Karbondioksit gazı sera etkisi yaparak küresel ısınmaya yol açmaktadır.Bu durum kutuplardaki buzulların erimesine,deniz ve karaların artmasına,böylece dünyamızın daha çok güneş enerjisi tutarak ( Buzullar kara ve denizlere göre daha çok güneş ışığını yansıtır.) ısınmasına yol açmaktadırlar.Bu durum küresel iklim değişikliklerine ve dolayısıyla mevcut yaşamı tehdit etmektedir.
.
Unutmayalım; ' SİZ ONU UMURSAMAZSANIZ ;DOĞA SİZİ HİÇ UMURSAMAZ......'

Sürdürülebilir bir gelecek için bu konuda ne yapmamız gerektiğini bilmemiz ve ona göre hareket etmemiz bu bakımdan  büyük önem taşımaktadır.Zira bu durum insanların doğrudan veya dolaylı olarak yaptıkları faaliyetlerden kaynaklanmaktadır.Gittikçe azalan ormanlar ve artan fosil yakıt tüketimi dünyamızın dengesini hızla bozarak geleceğimizi tehdit etmektedir.
Karbon ayak izimizi ölçebilir bunu azaltabiliriz Doğaya karşı olan zararlı davranışlarımızı,alışkanlıklarımızı terkederek atalarımızdan aldığımız bu mirası aynı şekilde temiz olarak  çoçuklarımza teslim etmeliyiz.

Doğaya karşı  borcumuzu  ağaç dikerek ödeyebiliriz Her ağaç yılda 12 kg karbondioksit gazı emer,ömrü boyunca ise 1 ton karbondioksit gazını bertaraf ederek doğayı korur.
Konu ile ilgili olarak Kültürpark Rotary Kulubunün hazılattığı videyo aşağıdaki linki tıklayarak  izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=c4hpXJsdQfI

Yazımı Kadıovacık Köyü'nden çektiğim  resimlerle bitirirken  herkesi bir kez daha doğayı daha doğrusu kendimizi korumaya çağırıyorum,çünkü başka dünya yok!.







Clematis vitalba ( Eski adamın sakalı )








Ybani hanımeli


Badem ağacı



.

.

2 yorum:

  1. Hepimiz için yaşamsal bir konuda bilimsel açıklamaları detaylı bir şekilde vermişsiniz. Urla Kadıovacık Köyü'nü daha önce bu özellikleriyle de duymamıştık. Oysa dünya çapında sıralamaya girmiş.Çalışmalarda emek veren tüm kişi ve kuruluşları kutlamak lazım. Fotoğraflarınızdan anlaşıldığına göre, yörede ne kadar farklı güzellikte ve çeşitte bir bitki örtüsü var.
    Emek harcamışsınız. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Makbule Hanım,
      Maalesef günümüzde bilim ve teknooji yanlış kullanılması sonucu doğa açımasızca yok edilmekte ve kirletilmektedir.Halbuki dünyamızın kaynakları doğru bir şekilde kullanılsa ünümüzde ve gelecektede bir sıkıntı olmayacaktır.Sürdürülebilirlik için ihtiyacımız olan kadar üretip tüketmeliyiz.Çoçuklaımıza bırakacağımız en büyük hazine korunmuş bir doğa olmalıdır.Sizinde belirttiğiniz gibi bu amaçla çalışan herkesi kutlamak ve destek olmalıyız.
      Cittaslow Seferihisar'dan sevgiler,selamlar.

      Sil