8 Temmuz 2010

SUMAK AĞACINI NASIL TANIDIM

Sumak ağacı ( Rhus )
Baharat olarak tanıdığımız sumağı çoğumuz, nasıl ve neden   elde edildiğini bilmeyiz.
Sumak ( rhus  ), sakız ağacıgiller ( anacardiaceae ) familyasından,  çalı ve ağaç formunda, kışın yapraklarını döken, 250 kadar türü olan bir bitki  cinsidir.
Yurdumuzda  doğal olarak  bazı türleri yetişmektedir ( Derici sumağı / rhus coriaria, boyacı sumağı / rhus cotnus  gibi ). Başak halinde, mercimek büyüklüğündeki meyveleri  olgunlaşınca kırmızı bir renk alır. Bazı türleri zehirlidir.  Ayrıca süs bitkisi olarak ta yetiştirilmektedir.

Sumak ağacının, yapraklarından ve meyvesinin çekirdeklerinden yararlanılır. Tohumları ezilerek baharat yapılır, ekşi ve lezzetli bir tadı vardır. Daha çok et yemeklerinde ve salatalarda soğanın kokusunu azaltmak için kullanılır. Yaprakları kurutularak deri ve boya sanayinde kullanılmaktadır. Şifalı olup şeker hastalarına iyi gelir.

Sumak ılıman iklimleri ve güneşli yerleri sever. Kök sürgünlerinden ve çelikle üretilir. Arsız ve yayılıcı bir bitkidir.

Gelelim benim bu bitrkiyi nasıl tanıdığımın hikayesine!

Sumak meyveleri
Benim sumak ağacını  tanımamın trajik komik bir bir öyküsü var. Hani eskiler derler ya, insanın başına ne gelirse meraktan gelirmiş diye.  Benim de bitkilere olan merakım, bazen başıma hiçte  hoş olmayan sonunlar açıyor.

Dört yıl önce kızımı ziyaret etmek için Bartın'a gitmiştim. Çarşıda gezerken meyve fidanları satan bir gençle karşılaştım, Ödemişten geldiğini söyledi. Bende Seferihisar'da oturduğumu söyleyince sohbetimiz ilerledi.
Sattığı fidanlardan bazılarını ilk defa  görüyordum. Ne olduğunu sorduğum da;  kivi fidanı olduğunu söyledi. Kivi bitkisini iyi tanıyordum, bahçeme iki kez diktiğim halde  kurumuştu. Bu kivi değil deyince;  'Bu ağaç kivisi, ithal geldi.' dedi. Asma şeklindeki kivilere göre daha  verimli ve lezzetli  olduğunu anlattı.

Bende bahçeme yeni bir meyve çeşidi  kazandırmak için  iki tane fidan aldım. Seferihisar'a döndüğümde bahçemin en güzel yerlerine itina ile diktim. Fidanlar kısa zamanda filizlendi ve hızla büyümeye başladılar. Benim ağaç kivileri Seferihisar'ı sevmişti.
Bahçemi gezen misafirlerime  kivi ağacımı gösteriyor ve bunun asma türü kivilere göre  daha iyi olduğunu ballandıra ballandıra anlatıyordum.

Bir gün Seferihisar da  taksicilik yapan bir arkadaşla bahçemi dolaşıyorduk. Benim ' ağaç kivisini' görünce; 'Burada da bitmiş, bu  arsız şey' dedi.
Ben; siz bu bitkiyi nereden tanıyorsunuz deyince; 'Bizim köylerde çok var, kendiliğinden yetişir, sumak ağacı' dedi.
Ben daha  bir şey sormadan anlatmaya  devam etti; 'Bazıları bunları söküp, kivi diye satıyormuş' dedi.

Ben şok olmuştum. Bir taraftan aldatıldığım için kendime kızmış, diğer taraftan, o zamana kadar bilmediğim  sumak ağacını tanımış olduğum için biraz olsun  teselli olmuştum.

Sumak ağacı ve meyveleri
Salkım halinde olan küresel meyveler  olgunlaşınca kırmızı bir renk alır.
Sumak ağacı ve olgunlaşmış meyveleri
Posted by Picasa

4 yorum:

  1. Ah hocam ah! Sen yine de ucuz kurtulmuşsun Ödemişlilerin elinden... Ben 38 yıl önce Ödemişten hanımı aldım... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayrini görmüşsünüzdür inşallah...😂

      Sil
    2. Sumak pek bahçeye dikmeye uygun bir ağaç değil, yalanca akasya gibi bir süre sonra köklerinden her yerden çıkmaya başlıyor.Bende sonunda sökmek durumunda kaldım, yoksa bahçe sumak ormanı olacaktı.Güzel temenniniz için teşekkür ederim, sağolunuz.

      Sil
  2. Bir de iyi tarafından bakın. Hiç aklınıza gelir miydi sumak dikmek?
    Adaçayı bizim yöremizin doğal olarak yetişen güzel bitkilerinden biridir bilirsiniz. Hem de sıfır su bahçesi kavramına uyar. Ama görüyorum ki yazlık sahipleri çalı olarak görüp söküyorlar. Anladığım kadarıyla sumak da kendi yöresinde bizdeki adaçayının akibetine uğrama yolunda. Siz ise ona bimeden de olsa hakkettiği değeri vermiş oldunuz.

    YanıtlaSil