31 Mayıs 2011

KÜPE ÇİÇEĞİ ( Fuşya )

Küpe çiçeği ( Fuşya )
Çocukken  evimizin bahçesinden küpe çiçekleri hiç eksik olmazdı. Oyun oynarken bunları kulaklarımıza  takardık.
Daha sonra  küpe çiçeğimiz hiç olmadı. Geçen hafta kızım İzmir'den  gelirken bir adet  küpe çiçeği getirmişti,  bu hafta  bir başka rengini  daha almış.  Böylece yıllar sonra tekrar küpe çiçeğimiz oldu.

Küpe çiçeği ( Fuchsia magellanica )
Küpe çiçeği  tek bir bitkinin değildir,  onagraceae ( küpeçiçeğigiller ) familyasının fuşya (fuchsia ) cinsinden olan çok sayıda türünün ortak adıdır. Genel olarak bunların  hepsine küpe çiçeği ya da fuşya denmektedir. Yüz kadar doğal ve çok sayıda hibrid ve  melezi vardır.
Bu bitkilerin çoğunun anavatanı Amerika'nın tropikal iklim görülen yerleridir.  Otsu gibi görünseler de çok yıllık ve yarı çalı formundadırlar.

Süs bitkisi olarak yetiştirilen bazı fuşya ( fuchsia ) türleri şunlardır:  Fuchsia corymbiflora, fuchsia fulgens, fuchsia magellanica, fuchsia procumbens, fuchsia triphylla
Bu çiçeklerin ortak özelliği küpeye benzemeleridir. Taç ve çanak yapraklarının rengi farklı olur, bazı türlerinin  çiçekleri katmerlidir.

Küpe çiçekleri havadar ve yarı gölge yerleri sever, susuzluğa  hiç dayanamaz.  Ancak aşırı sulama bitkinin kökünü çürütür.
Kışın yapraklarını döken küpe çiçekleri böylece soğuktan kendini korur, fazla sıcağı  sevmez. Daha çok askı çiçeği olarak yetiştirilir.
Küpe çiçeği tohumdan ve çelikle üretilir.

Halk arasında küpe çiçeğine' Küpeli'de denir.
Çiçeklerin adlar ile ilgili  bir çok efsane ve hikaye anlatılır. Küpe çiçeği ile ilgili bir hikayede şöyledir.

Bir adı da fuşya olan küpe çiçeği
                                                    HANIMIN KÜPESİ

Oğlunu evlendirmek isteyen hükümdar sarayın da bütün genç kızların katıldığı büyük bir şölen düzenler. Prensin beğendiği kız saraya hanım ( sultan) olacaktır. Bütün genç kızlar en güzel elbiselerini ve takılarını takarak saraya gelirler.

Prens, sarayın bahçesinde dolaşırken, kulaklarında kırmızı çiçeklerden küpeler olan çok güzel bir kız görür.  Çok yoksul olduklarından bu köylü kızı kulağına küpe olarak bahçelerinden topladığı çiçekleri takmıştır.
Yarışma başlar, ama aralarında  prensin çok beğendiği kırmızı küpeli kız yoktur. Her yerde kulağında kırmızı çiçeklerden küpeler olan kız aranmaya başlanır. Sonunda güzel elbisesi ve takıları olmadığı için utanıp evine dönen fakir kız bulunarak saraya getirilir. Prens babasına bu kızla evlenmek istediğini söyler. Düğün dernek kurulur, prens ile çiçekten küpeleri olan  kız evlenir.
Bu çiçeğe de  bundan sonra,'hanımın küpesi' ya da ' küpe çiçeği' denir.

O günden sonra küpe çiçeği takmanın genç kızlara uğur  getirdiğine inanılır, benden söylemesi!
A.Kadir Bekçi

2 yorum:

  1. merhaba,
    blog sayfanızı yeni keşfettim ve bir çiçek delisi olarak çok beğendim.
    en kısa zamanda tüm yayınlarınızı okumayı düşünüyorum.
    saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz, Sevgili Basi Basilyus,
      Bende sizin gibi çiçek ve bitkileri çok seviyorum,bu bana babamdan geçmiş,bir tür hastalıkmış,bir yazımda bahsetmiştim.Bitkileri yetiştirirkende araştırma yapıyorum,bazı teçrübelerim oluyor,bunları paylaşmanın yararlı olacağını düşündüm.Ben botanikci değilim,yanlışlarım ve hatalarım olabilir bu konularda sizin gibi bitki dostlarımın uyarıları benim için çok önemlidir.
      Umarım seversiniz,blogumdaki resim ve hikayeler kendima ait olup alıntılar belirtilmiştir. Selamlar,sevgiler.

      Sil