29 Aralık 2018

KİRPİ YAVRUSU VE ADAM

Kirpi Yavrusu Ve  Adam
( Hikaye ) 
O sabah  kirpi* yavrusu  çok heyecanlıydı, annesi ilk defa dışarıya çıkmasına  için izin vermişti. Kardeşleri hastalanıp  ölünce,  yuvada tek kalınca  çok sıkılmıştı. Bir an önce annesi gibi dışarıya çıkmak, gezmek, oynamak   istiyordu. 
Annesi onu yolcu ederken, daha önce defalarca anlattıklarını, üstüne basa basa bir daha  söyledi.  Avlanmak için  gece dışarı çıkmasını, bir tehlike hissederse top halini almasını özellikle belirti. 

Kirpi yavrusu zeytin ağaçlarının arasından geçerken, kendine göre çok  büyük olan bir şey  gördü.  Annesinin anlattıklarından, bunun bir insan olduğunu anladı. Bahçe sahibi topladığı zeytin ağaçlarının kırılan dallarını buduyordu.  Kirpi yavrusu, bu kadar büyük bir şeyin  karnını nasıl  doyduğunu düşündü ve 'iyi ki bu kadar büyük  değilim' diyerek haline şükretti. Bu arada karnın iyice acıktığını hissetti.  Yiyecek bir şeyler bulabilmek  için,  etrafına bakarak ilerliyordu. 
Bunlar da ne?  Etrafında birden dört küçük  kedi  yavrusu belirmişti. Kediler, ilk defa gördükleri bu garip  şeyi incelemeye başlamışlardı. Küçük kirpi hemen annesinin sözlerini hatırladı ve top haline  geldi.  Kedi yavrularından biri onu kokladı, bir başkası  çok yaklaşınca, dikenleri burnuna  batı ve  geri çekildi. Daha sonra da oradan uzaklaştılar. Hiç sevmediği dikenleri onu korumuştu. İçinden bir daha dikenli olduğum için üzülmeyeceğim dedi.
Bu arada annesinin getirdiği salyangoz, sümüklü böcek, kelebek, solucan gibi yiyeceklerden  hiç birini bulamamıştı. Birden, annesinin getirdiği otlar aklına geldi. Etrafı,  sonbaharda yağan yağmurlardan sonra yemyeşil otlar kaplamıştı. Bir kaç değişik ot denedikten sonra, annesinin  getirdiği marulları görünce sevindi.  Bahçe sahibinin  marullarını  iştahla  yemeye başladı. Marul yapraklarını yerken  çıkan  sesi duyan  bahçe sahibi hızla oraya koşmuştu.  Kirpi yavrusu tekrar  savunma pozisyonuna geçmiş ve  top haline gelmişti.  Bu defa tehlike çok büyüktü. Annesi, bazı insanların hayvanları sevmediğini, hatta öldürdüğünü  söylemişti.

Bahçe sahibi, 'demek marulları sen yiyordun dedi.  Sonra da, 'bu daha  yavru, annesi yemiş olmalı' dedi. Kirpi yavrusu,  annesinin  getirdiği marulların bu adamın olduğunu anlayınca dah da korktu.  Üstelik adamın elinde zeytin ağacını budadığı kesici bir de alet vardı.
Bu arada adamı gören  kedi yavruları yeniden oraya  koşmuş,  adamın etrafında miyavlıyorlardı.  Yavruları kucana alan  adam oradan uzaklaşınca, kirpi yavrusu rahat bir nefes aldı.  Korktuğu gibi bir şey olmamıştı.
Etrafta kimsenin  kalmadığını görünce de, marul yapraklarını  yemeye devam etti. 
Kirpi Yavrusu Ve Adam
( Hikaye ) 
Ancak, çok geçmeden  adam elinde küçük bir kapla  tekrar  gelmişti. Bir taraftan da, 'kış yaklaştı, bu yavrucak  ne zaman büyüyecek'  diye  kendi kendine söyleniyordu. Daha sonra da,  kedi maması kabını kirpi yavrusunun bulunduğu yere koyarak işinin başına döndü. Kedi mamasının  tadı kirpi yavrusunun çok hoşuna gitmişti. İlk defa bu kadar lezzetli birşey yiyordu. 

Kirpi yavrusu  yuvasına dönmek için hareket etti. Olanları annesine anlatmak için sabırsızlanıyordu. Doğada  geçirdiği  bu ilk günde çok şeyler yaşamıştı. Bu defa sevincinden  top haline gelmiş  yuvarlanıyordu, dikenlerine batan yaprakların içinde  çok komik görünüyordu.

Yuvada annesi yoktu, avlanmaya çıkmıştır diyerek uyudu. Sabah uyandığında annesinin hiç gelmediğini anladı. Yolcu ederken söylediği sözlerin, aslında  vedalaşmak olduğunu  anladı. Bundan sonra tek başına yaşayacak ve mücadele edecekti. 

Kış yaklaşmıştı, kirpi yavrusunun  kış  uykusuna yatmadan önce çok  iyi beslenmesi, kendini soğuktan ve yağmurdan koruyacak daha iyi bir  yuva bulması  gerekiyordu.

Akşam olunca  kirpi yavrusunun  karnı tekrar acıkmıştı. Yuvasından çıktı, etraf sesizdi, ay ışığı vardı, ilk defa gece dışarıya  çıkıyordu, daha dikkatli olması lazımdı. Nereye gittiğini bilmeden ilerlemeye başladı, ayakları onu bildiği tek yere doğru götürmüştü.
O da ne?
Gündüz  yediği o çok sevdiği kedi  maması tabağı dopdolu duruyordu.  Adam, kirpi yavrusunun oraya tekrar geleceğini tahmin ettiği için kedilerine verdiği mamadan ona da  koymuştu.
Kirpi yavrusu,  artık her gece adamın koyduğu kedi mamaları yemeye geliyordu. Hızlı bir şekilde kilo almaya  başlamıştı, adamın kestiği  zeytin dallarının altına ise  yeni bir yuva kurmuştu.

Bu arada  havalar iyice soğumuş, kış kendini iyice  hissettirmeye başlamıştı. Bir gün adam koyduğu mamanın yenmediğinin farketti. Kirpi yavrusu kış uykusuna yatmıştı. Adam, 'belki bahar gelince tekrar karşılaşırırız' dedi. 

* Kirpi, en eski memeli hayvanlardan biridir. Hem otcul hemde etcildir,  daha çok böcekle beslenir. Gececidir, kış uykusuna yatar ve  ortalama 1.5 yıl kadar yaşar. Yetişkin bir kirpinin vücudunda 7000 kadar diken bulunur. Zehirlere karşı çok dirençlidir, bu nedenle zehirli yılanların çok olduğu yerlerde eskiden beri koruyucu olarak beslenmiştir. Zararlı böcekleri yiyerek ekosisteme katkıda bulunur. Yurdumuzda daha çok  Akdeniz kirpisi ( Erinaceus concolor ) yaşar.  Avlanması yasaktır. 

21 Kasım 2018

KARA GÜL - HALFETİ - SEFERİHİSAR.


Seferihisar'da yetiştirdiğim   kara gül. 
( Rosa odorata 'Louis XIV' ) 
Hiç şüpesiz en güzel çiçeklerden biri olan gül, kokusu kadar  hemen  hemen her renkte açtığı çiçekleriyle de çok sevilmektedir. Bunlardan kara gül / siyah gül,  doğal olarak sadece  yurdumuzun  Şanlıurfa iline bağlı Halfeti ilçesinde yetişmekedir. Bu nedenle Halfeti gülü olarak bilinir. Halfeti dışında  bu gül,  koyu kırmızı renkli çiçek açmaktadır.  Piyasada satılan siyah renkteki  güller ise Hollanda'dan getirilmektedir, doğal değildir. 

Şanlıurfa ilimize bağlı bir ilçe olan  Halfeti, günümüzde Fırat Nehri üzerinde yapılan Birecik Barajı nedeniyle, yüzde sekseni sular altında kalmıştır. Eski adı Şitamrat olan Halfeti, ilk defa M.Ö.885 yılında Asur kralı Salmanasar tarafından kurulmuştur. Fransa'da yetiştirilen bu gülün  buraya nasıl geldiği ise  bilinmemektedir. 
Kara gülü ile adını dünyaya duyuran
 Eski Halfeti ilçe merkezi ve Birecik Barajı
Bahçeme dikmek için, mayıs ayında  bir  turla gittiğim Halfeti'den  siyah bir gül fidanı almıştım.  Bu arada saksıyı içinde toprak olduğu için uçağa  almadıklarından, topraksız   getirmek zorunda kaldığımdan tutup tutmayacağı konusunda  endişelenmiştim. Neyse  korktuğum olmadı ve tuttu, temmuz ayına doğra da  koyu kırmızı renkli bir de  gül açtı.  Aslında bu benim için kötü bir sürpriz olmadı, Halfeti dışında bu gülün  siyak renkli açmadığını bilerek almıştım.  Benimki  Nasrettin Hoca'nın  göle maya çalması gibi, ya açarsa. Sonbaharda biraz  daha   koyu renkli gül açtı.  Yarı katmerli ve kokulu bir gül. Tomurcukları daha siyah  yakın. 
Kara gül Seferihisar'a gelince kırmızı gül oldu.  
Halfeti gülü olarak da  bilinen kara gül, Prof. Dr. Turhan Baytop'un yaptığı araştırma sonuçlarına  göre;  İlk defa Fransa'da, ünlü gül üreticisi J. B. A. Guillot tarafından 1859 yılında Lyon kentinde yetiştirilmiş. Rosa odorata türünün  'Louis XIV'  çeşidi olarak literatürlere geçmiş.  En önemli özelliği ise,  siyaha yakın koyu kırmızı rengidir. Çiçekleri büyük, genellikle tekli, taç yapraklarının ortasında ise beyaz bir  çizgi olması. 
Büyük kısmı Birecik Barajı suları altında kalmış olan tarihi Halfeti şehri. 
Kara gül yeni bir umut oluşturmaktadır
. 
Bu gülün dünyada sadece  Fırat nehrinin oluşturduğu mikroklima nedeniyle, Halfeti'de yetişmesi yöre halkı ve ülkemiz için büyük bir şanstır. Hollanda  adını nasıl dünyaya  bizden aldığı lale soğanları ile duyurmuşsa, Halfeti'de adını,  dünyanın başka hiç bir  yerinde  doğal olarak yetişmeyen bu   siyah gül sayesinde duyurabilir. 
Arı ve kara gülü
( Rosa odorata 'Louis XIV' )  
Kara gül goncası
( Rosa odorata 'Louis XIV' )  
Kara gül  ( Seferihisar )
( Rosa odorata 'Louis XIV' )
 
Kara gül  ( Seferihisar )
( Rosa odorata 'Louis XIV' ) 

Kara gül / Halfeti gülü 
( Rosa odorata 'Louis XIV' ) 
Yararlandığım Kaynaklar: Türkiye Kültür Portalı.

7 Kasım 2018

EFEMÇUKURU'NDA BİR KARAÇAM AĞACI

Bu şiiri yazmama ilham kaynağı olan Karaçam Ağacı.
( Efemçukuru / Menderes ) 
Yine geldim bak, çoktan  beri uğrayamamıştım.
Yaşlılık, her istediğin zaman gelemiyorsun.
Zaten, senin de pek umurunda değil ya.
Kendi kendime konuşup gidiyorum işte.

Ha, unutmadan söyleyeyim,
Daha önce beraber geldiğimiz arkadaşım geçen gün  öldü.
Hani altında bira içip  fotoğraf çekmiştik ya !
Selam söyledi son nefesinde, seni hiç unutamamış.

Seni en çok niye seviyorum biliyormusun?
Feleğin bu kadar sillesini yemene rağmen, hiç bir şey  umrunda değil ya!
Bazen senin gibi olmak, hiç bir şeyi umursamamak geliyor içimden.
Bir ağaç, bir ot gibi sorumsuzca  yaşamak istiyorum.

Halbuki, seni ilk gördüm zaman çok üzülmüştüm.
Zavallı ağaç, nasıl da devrilmiş böyle  diye.
Şimdi düşünüyorum da, asıl acınması gereken meğer kendimmişim.
Yıllarca boş hayaller peşinde koşup durmuşum.

Bazen, senin gibi dağ başında bir ağaç olmayı hayal ediyorum.
Dalıma konan kuşların  şarkılarını dinlemek,
Altımda korkusuzca sevişen sevgililerin mutluluklarını görmek,   
Sonra da, bir türkü çığırmak  istiyorum.

Ama ben ağaç olamam ki, insanım.
Boşuna hayal kurup, kendimi kandırıyorum, 
Düşünmeliyim, çalışıp üretmeliyim,  haksızlıklara karşı çıkmalıyım.
Yoksa insan olamam  ki!

A  Kadir Bekçi
Şiirlerim, 07 11. 2018, Bahçeköy / Seferihisar.


30 Eylül 2018

YENİ GİNE ÇİÇEĞİ ( İmpatiens hawkeri )

Yeni gine çiçeği ( İmpatiens hawkeri )

Bir tür camgüzeli ( impatiens ) olan Yeni Gine Çiçeği ( ( İmpatiens hawkeri ), kınaçiçeğigiller ( Balsaminaceae ) familyasından otsu bir bitkidir.   Ana vatanı Papua Yeni Gine ve Solomon adalarıdır,  bu nedenle adına yeni gine çiçeği denmektedir.  İmpatiens cinsinden bazı türlerden  melezleşme yolu ile elde edilmiştir,  çok fazla çeşidi vardır. 

Yeni Gine çiçeği,  diğer camgüzeli ( impatiens )  türlerine göre daha dayanıklı olup büyük ve gösterişli çiçekler açar. Daha çok park ve bahçelerde toplu olarak ve çoğu zaman karışık ( renk ) bir şekilde dikilmektedir.  Saksı çiçeği olarak ise, balkon ve pencere önü gibi bol ışık gören havadar yerleri sever, askı saksılarda da çok güzel durur. Çok yıllık bir bitki olmasına rağmen soğuğu sevmediği için, daha çok yazlık, mevsim  çiçeği olarak yetiştirilir.

Bir ağaç dibine dikilmiş yeni gine çiçekleri.
( İmpatiens hawkeri ) 

Yeni gine çiçeği yaz boyunca  pembe, turuncu, kırmızı, beyaz renklerde  çiçekler açarlar.  Bazı çeşitlerinin çiçekleri  katmerli ve iki renklidir. Yapraklarının rengi de, çiçeğinin rengine göre açık yeşilden mora kadar değişir, basit, ucu sivri ve kenarlar dişlidir,  Kışın yaprakları dökülür, budanabilir.

Yeni gine çiçeği tropikal bir bitki olduğu için soğuğu ve çok fazla  sıcağı sevmez, ılıman  iklimlerde yetişir. Bol ışık alan yarı gölge yerleri sever.  Özellikle çok  sıcak olan  yerlerde öğle güneşinden korunması gerekmektedir.  Toprak olarak  drenajı iyi,  nemli ve verimli toprakları sever.  Yazın düzenli bir şekilde sulanması gerekir, yapraklarına su serpilmesini sever. Toprak kurudukca sulanmalıdır, çok fazla sulama  bitkinin köklerini çürütür.

Yeni gine çiçeği yetiştirilmesi kolay bir çiçektir, fazla bakım istemez.  Tohumla ve çelikle üretilmektedir.

Yeni gine çiçekleri ( Fotoğrafların  bir kısmı Urla'da çekilmiştir. )

Yeni gine çiçekleri ( İmpatiens hawkeri ),Urla / İzmir. 

Yeni gine çiçekleri ( İmpatiens hawkeri ) 

Pembe yeni gine çiçeği
( İmpatiens hawkeri ) 

Kırmızı yeni gine çiçeği ( İmpatiens hawkeri ) 

Pembe ve kırmızı renkli yeni gine çiçekleri
( İmpatiens hawkeri ) 

Beyaz renkli yeni gine çiçeği
( İmpatiens hawkeri )

Yeni gine çiçekleri ( İmpatiens hawkeri ),Urla / İzmir.

Pembe yeni gine çiçeği.

Pembe çiçekli yeni gine çiçeği
( İmpatiens hawkeri )

Karışık renkli yeni gine çiçekleri.

Yeni gine çiçeği ( İmpatiens hawkeri )

Kırmızı renkli yeni gine çiçeği ( İmpatiens hawkeri )


Pembe  renkli yeni gine çiçeği 
( İmpatiens hawkeri )
Cam güzeli çiçeği  
( İmpatiens walleriana  )

16 Eylül 2018

MERCAN AĞACI ( Erythrina )

Mercan ağacı ( Erythrina crista - galli )
 Atatürk Parkı / Cittaslow Seferihisar 
Bu sayfada yer alan mercan ağacı ve diğer  fotoğrafları,  bu yıl Seferihisar'da  açılan  Atatürk Parkı'nda çektim. Daha önce burada, belediyeye ait  bir pasaj bulunuyordu.  Belediye burayı yıkınca yerine yeni bir bina   yapılacağı  sanılmıştı, park olarak düzenlenmesine  sevindik. Şehrin tam merkezinde küçük ama şirin bir park oldu.  Mercan ağacı ile ilgili yazıma başlamadan önce,  emeği geçenlere çok  teşekkür ederiz.  
Atatğrk Parkı, Seferihisar / İzmir  
Mercan ağacı ve çiçeği ( Erythrina crista - galli )
Atatürk Parkı / Seferihisar 
                                                                   Mercan Ağacı
Mercan ağacı ( Erythrina crista - galli ), baklagiller ( Fabaceae ) familyasının erythrina cinsine mensup, kışın yaprağını döken dikenli bir ağaçtır. Tropikal ve subtoropikal ıklimlerde yetişir.   Göz alıcı  kırmızı renkli  çiçekleri nedeniyle,  uygun iklim görülen ülkelerde  süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir.  Anavatanı Güney Amerika  ( Arjantin, Brezilya , Uruguay ) kıtasıdır. 

Mercan ağacı çiçeği ( Erythrina  crista - galli )
Erythrina cinsinin bütün dünyada 137 türü bulunmaktadır. Yurdumuzda  'Erythrina crista - galli'  türü ve çeşitleri ( pembe, turuncu çiçek açan çeşitleri de var. )  park ve bahçeler süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Çiçekleri  dalların uç kısımlarında ve demetler halinde açar. 
Mercan ağacı; Arapdudağı, Horozibiği,  Istakoz çiçeği, Ateş ağacı ve Eritrina adları ile de bilinir.
Mercan ağacı çiçeği ( Erythrina crista - galli )
Mercan ağacı, sıcak iklimlerde yetişen bir bitkidir. Yurdumuzun Akdeniz ve Ege bölgeleri için uygundur.  Güneşli ya da yarı gölge yerleri sever. Toprak bakımından pek seçici değildir. Her tür toprakta yetişir, suyu sever. Dona karşı hassas bir bitkidir. Yazın çiçek açar, çiçek açtıktan sonra budanırsa yeniden çiçeklenmektedir. Meyveleri fasulyeyi andırır ve zehirlidir. Yaprakları üç loplu olup sapları hafif dikenlidir ve kışın dökülür.
Mercan ağacı meyvesi ve tohumu.
Mercan ağacı yetiştirilmesi kolay bir süs bitkisidir,  fazla bakım istemez, ilkbaharda derin bir şekilde budanması gerekir. Çelikle ve tohumdan üretilir.
                                                 Seferihisar Atatürk Parkı'ndan Görüntüler.
Mercan ağacı çiçeği. 
( Erythrina crista - galli )
Mercan ağacı çiçeği ve olgunlaşmış meyveleri. 
( Erythrina crista - galli )
       
Mercan ağacı çiçeği ( Erythrina crista - galli )
Mercan ağacı ( Erythrina crista - galli ) ve üç loplu yaprağı.
Mercan ağacı ve meyvesi ( Erythrina crista - galli )
 
Mercan ağacı ( Erythrina crista - galli )
 Atatürk Parkı / Seferihisar
 
   
Atatürk Parkı, Seferihisar.
Mandalina toplayan kadın ve çocuğu heykeli. 
Atatürk Parkı, Seferihisar 
Parkın tadını çıkaran bir aile. 
Atatürk Parkı, Seferihisar 
Kitap okuyan adam heykeli.
Atatürk Parkı, Seferihisar 
Su kuyusu.
Atatürk Parkı, Seferihisar 
Rastgele !
Atatürk Parkı, Seferihisar 
Kara karga, Atatürk Parkı / Seferihisar 
Dikkatli bakar mısınız? 

Kaynaklar: Wikipedia. Türkiye'nin Bütün Ağaçları ve Çalıları ( Prof. Dr. Ünal Akkemik ). 

30 Ağustos 2018

KELEBEK ÇALISI ( Buddleja )

Kelebek çalısı ( Buddleja davidii )
Kelebek çalısı ( Buddleja davidii ), sıracaotugiller (  Scrophulariaceae ) familyasından, kışın yapraklarını döken, çalı formlu egzotik bir bitkidir. Anavatanı Çin ve Japonya'dır.  19. yüzyılda Avrupa'ya getirilmiş ve kültüre  alınmıştır. Çok fazla kültür formu  vardır.  Çiçekler dallarının ucunda 15 - 25 cm. uzunlukta salkımlar halinde beyaz, eflatun, mor renkli ve güzel kokuludur. Meyve oval şekilli, çok tohumlu  bir kapsüldür. Tropikal ve ılıman iklimlerde yetişir.  Kelebekleri kendine çeker, bu nedenle adına kelebek çalısı denmiştir. 
Kelebek çalısı,  kelebek ve arıları kendine çeker.
Çok hızlı büyür, boyu 2 - 3 m. bulan ince uzun dallar oluşturur.  Yaprakları mızrak şeklinde olup kenarları tırtıllıdır. Yazın ve sonbaharda çiçek açar. Çiçek açtıktan sonra  hafif,  ilkbaharda ise derin,  kökünden budanır. 
 Güneşli ya da yarı gölge  yerleri  ve organik madde bakımından zengin, verimli, geçirimli  toprakları sever. Kuraklığa ve  bazı çeşitleri soğuğa dayanıklıdır. Saçak köklüdür, bazı ülkelerde istilacı bir bitki kabul edilir.  Fazla bakım istemez, daha çok park ve bahçelere dikilir. Saksı çiçeği olarak yetiştirilmeye pek uygun değildir. Çiçek ve yapraklarından boya elde edilir. Tohumla ve çelikle üretilir.

Hiç bir şey yapamıyorsanız bir çiçek yetiştirin, o sizi hayata bağlar.

Kelebek çalısı çiçekleri ( Buddleja davidii ):
Kelebek çalısı çiçeği ve yaprağı.

Kelebek çalısı çiçeği bileşik salkım şeklindedir. 

Pembe çiçekli kelebek çalısı 
 ( Buddleja davidii )
Mor çiçekli kelebek çalısı.
 ( Buddleja davidii )

Kaynaklar: Ağaçlar ve çalılar 1 ( Prof. Dr. Ersin  Yücel ). Türkiye'nin Bütün Ağaçları  Ve Çalıları ( Prof. Dr. Ünal Akkemik ), İnternet siteleri.