1 Ekim 2013

UNUTULAN BİR MEYVE KEÇİBOYNUZU


Keçiboynuzu ( Harnup )

Keçiboynuzunun (Ceratonia siliqua ) anavatanı Akdeniz havzası ve Anadoludur. Ancak halkımızın çoğu ülkemizde doğal olarak yetişen bu meyveyi bilmemektedir. Halbuki; keçiboynuzu 5000 yıldır insanların severek yediği en eski meyvelerden biridir. Nitekim birçok dilde keçiboynuzu, 'Yakup peygamberin ekmeği' olarak bilinmektedir. Çöllerde yaşayan insanlar keçiboynuzunu  tokluk hissi vermesi nedeni ile,  ekmek olarak yemişlerdir.

Keçiboynuzu çiçeği
Keçiboynuzu çiçeği
Ben, bir adı da harnup olan keçiboynuzu ağacını ilk defa bu yaz Karaburun'da ( İzmir ) gördüm. Daha önce görmüşsemde dikkatımi çekmemişti.
Keçiboynuzu ağacı on beş yaşından sonra ürün vermeye başlıyormuş, önce yeşil olan bakla şeklindeki meyveleri, olgunlaşınca siyahi bir renge dönüşmektedir. Eskiden şeker yerine de kullanılan harnup  çok besleyici bir meyvedir.

Keçiboynuzu meyveleri toplu halde ve ağacın yaşlı dallarında oluşmaktadır. Diğer ağaçlardan farklı olarak çiçeklerini  sonbaharda açmaktadır.Bazı cinslerinde erkek ve dişi çiçek aynı ağaçta bulunurken, bazılarında ayrı ağaçlarda bulunmaktadır. Gösterişsiz olan çiçekleri kötü kokuludur.

Bir zamanlar sarrafların ağırlık ölçüsü olarak kullanılan keçiboynuzu tohumları.

Keçiboynuzunun bir özelliği de tohumlarının ağırlıklarının her zaman büyüklükleri farklı olsa da aynı olmasıdır.( Her keçi boynuzu çekirdeği 0,2 gram veya 1 karat kabul edilir.) 
Bunu çok eski çağlarda keşfeden insanlar, keçiboynuzu tohumlarını elmas, altın gibi değerli madenleri tartmak için kullanmışlardır. 'Kırat' veya 'karat' denilen ağırlık ölçüsünün adı harnupun latince adı olan 'ceratonia' den gelmektedir. 

Şık ve güzel giyinenler için kullandığımız, "iki dirhem bir çekirdek" deyimi de bu ağırlık ölçüsünden geliyormuş. Eskiden sarraflar, iyi giyinen, hatırlı müşterilerine, iki dirhem elmas ya da altın alınca, tartıya bir çekirdek fazladan koyarak jest yaparlarmış.  Daha sonraları bu söz iyi giyinen insanlar için kullanılmaya başlanmış.
( Kaynak: Vikipedi )

Keçiboynuzu ağacı
Baklagiller ( fabaceae ) familyasından olan harnup, sıcak iklimlere özgü bir ağaçtır. Akdeniz ikliminin tanıtıcı bitkilerinden olan keçiboynuzu herdem yeşildir.Yurdumuzun Akdeniz ve Ege kıyılarında doğal olarak yetişmektedir. Son yıllarda kültür formları park ve bahçelere  süs bitkisi olarak da dikilmektedir.
Keçiboynuzu tohumdan ve aşı ile üretilmektedir. (Ekilmeden önce tohumların bir süre suda bekletilmesi gerekmektedir. )

Harnupun eskiden beri bir çok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Bununla ilgili şöyle bir hikaye de anlatılır. Lokman Hekim, hastaları tedavi etmek için köy köy gezermiş.  Yine bir gün yolda  harnup ağaçlarını görünce; burada hastalık olmaz diyerek geri dönmüş.

Harnupun öksürüğe iyi geldiği eskiden beri bilinmektedir. Sindirim  sistemini düzenleyici, akciğer kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Düşük kalorili olmasına rağmen insanı tok tutma özelliğine sahiptir. Harnup pekmezi tamamen doğal olup çok yararlı bir besin maddesidir.

Keçiboynuzu tohumları çok sert olduğu için süs eşyası yapımında da kullanılmaktadır.
Harnup tohumlarından elde edilen un; gıda sanayinde pek çok alanda kullanılmaktadır. Ayrıca çok sert olan harnup tohumlarından süs eşyası yapılmaktadır. Keçiboynuzu, dış pazara sattığımız orman ürünleri içinde ilk sırada yer almaktadır.

Keçiboynuzu meyveleri
Maalesef, ülkemizde doğal olarak yetişen ve çok yararlı bir çok meyveyi, otları, keçiboynuzu gibi yeterince tanımıyor ve yemiyoruz. Bunların yerine; kimyasal ilaç ve gübre kullanılarak yetiştirilen sebze ve meyveleri, ithal ürünleri, hazır yiyecekleri tercih ediyoruz. Halbuki, sağlıklı bir şekilde beslenebilmemiz için;  vücudumuzun  doğal ürünlere ihtiyacı vardır. 

Özellikle çocuklarımızın sağlıklı bir şekilde gelişmesi, büyük ölçüde beslenme şekillerine ve alışkanlıklarına bağlıdır.
Haydi, bu gün bir değişiklik yapalım; çocuklarımızın beslenme çantalarına hazır yiyecekler yerine doğal olarak yetişen bir besin maddesi koyalım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder