14 Mart 2016

DOĞANBEY ÇIFIT KALESİ DOĞA YÜRÜYÜŞÜ

Doğanbey Adası, nam -ı diğer Çıfıt  Kalesi 

Bugün sizi pazar günü ( 06.03.2016)Teos Doğa Sporları Grubu olarak yaptığımız  doğa yürüyüşüne götürmek istiyorum
Doğanın en güzel kostümlerini giydiği bu günlerde   havanın da güzel olması yürüyüşümüzün  çok daha  güzel ve zevkli  geçmesini sağladı, adeta bahar  bayramı yaptık diyebilirim.

Bu arada çektiğim fotoğraflarla  yörenin flora ve tarihinden de kısaca  söz edeceğim.

Yürüyüşe  Seferihisar- Kuşadası Karayolu üzerinde bulunan  Doğankent sitesi otobbüs  durağından başladık. Burası Seferihisar'a yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta. Yol burada kıyıyı takip etmiyor, Doğanbey burnunu  baypas ederek iç kısımdan geçiyor.  Biz yaklaşık 9 km olan, Çıfıt Kalesi'nin de bulunduğu  kıyı kısmını takip ederek Ürkmez yakınlarında tekrar karayoluna  çıktık.


Seferihisar'ın köyleri ( mahalle olmadan önce )
Doğanbey / Seferihisar ( Fotoğraf daha önce çekilmiştir )
Bir zamanlar Seferihisar'ın en büyük köyü olan Doğanbey'de şimdi çok az oturan var.
Yel değirmeni / Doğanbey

Doğanbey ilk defa, Çaka Bey tarafından ele geçirilerek ( 1084 ) Türk yönetimine girmiş. 1426 yılında ise  Osmanlı devletine bağlanmış.  Doğanbey adı, Osmanlılara karşı burayı savunan Aydınoğlu Cüneyt Bey'in oğluna ithafen verilmiş.

Son yıllarda Türkiye üzerinden yurt dışına kaçmaya çalışan mültecilerle sürekli  gündeme gelen Doğanbey aynı zamanda çok zengin termal kaynaklara da sahip.

Yöre bitki örtüsü bakımından da çok zengin, Akdeniz ikliminde doğal olarak yetişen bir çok bitkiyi burada görmek mümkün.

Doğankent durağı / Doğanbey kavşağı
Yürüyüş başlıyor.
Birden kendimizi kır çiçekleri ile kaplı yem yeşil bir  doğanın  ortasında  buluyoruz.
Bu arada 23 kişi olduğumuz  anlaşılıyor.


Doğankent sitesi / Atatürk Mah.
Dağ laleleri ( Anemone coronaria )
Çiriş otu ( asphodelus albus )

Çoğu zaman maki ve ağaçlık  yerlerden geçerek yürüyoruz. 
Yürüyüşümüz sırasında kısa molalar vererek dinleniyoruz.

Her yerde  açan papatyalar uzaktan kar yağmış gibi görünüyor.
Mavi ve yeşilin buluştuğu Ege  kıyıları 
Erguvan ağacı ( cercis silliquastrum )
Erguvan rengi doğal olarak elde edilmesi en zor renklerden biri olduğu için Bizanslılarda
 zenginlik ve güç belirtisi olarak kabul edilmiştir. Ayrıca erguvan çiçekleri zehirsiz olup yenebilir.
Yer yer bu güzel manzaraları arkamıza alarak toplu fotoğraf çektiriyoruz.
Yeşil ve sarının dansı.
Beyaz çiçekli  laden gülleri ( cictus salvifolius )
Grubumuzu en genç üyesi, Yağız.
Doğayı çok seviyor, özellikle de ağaçlara çıkmayı. 
Kekik güneşotu ( Fumana thymifolia )
Adam otu ( Mandragora officinarum ).
Kökleri insana benzediği için bu isim verilmiş, zehirli bir bitki.
Çok sayıda yazlık sitenin bulunduğu  Ömür beldesi ( Atatürk Mah. )
Bir adı da "yaşlı adamın sakalı" olan bahar sarmaşığı ( clematis cirrhosa ) 
Bu defa ki fonumuz Çıfıt Kalesi.
Bu arada bazı arkaşlar  yenen otlardan   topluyor.

Dağların oğlu
Grubumuzun lideri Mehmet Bey, o tam bir doğa aşığı.



Nereden gitsek?

Çıfıt Adası  ( Myonnesos )

Suya girmek gerektiği için Çıfıt  Kalesi'ne çıkmıyoruz, fotoğraf çektirmekle  yetiniyoruz.
Tarihdeki adı Myonnesos olan bu küçük ada dalgaların kıyıyı oyması sonucunda oluştuğu tahmin edilmektedir. Ada üzerinde, denize kadar inen bir yarık ve antik dönemlerden kalma  duvar kalıntıları bulunmaktadır. Eskiden kıyıyı adaya bağlayan dolgu bir yol varmış.  Ada bir dönem korsan yuvası olarak kullanılmış.
Osmanlılar zamanında İpsilihisar diye anılan  burada o zamanlarda bazı yapılar yapılmış. Günümüzdeki adı Doğanbey adası  olan buraya halk arasın da ayrıca 'Sıçan adası' da deniyor.

Osmanlılar zamanından  kaldığı sanılan kalıntılar 

Çam keseböceklerinin zarar verdiği kızıl çam ağaçları
Tükrük otu / Akyıldız ( Ornithogalum umbellatum )
Yenen soğanlı bir bitki.
Ormanlara büyük zarar veren çam keseböcekleri


Plajların fazla olmadığı bu kıyılarda yer yer derin  falezler ( uçurum ) oluşmuş.
Ada soğanı ( Urginea maritima )
Yaz sonunda beyaz çiçekler açan  soğanlı bir bitki. Zehirli olduğundan yenmemesi gerkir.


Keçiboğan ( calicotome villosa ).
Sert ve sık dikenli bir çalı olan bu bitkinin  sarı renkli çiçekleri güzel kokludur.


Çıfıt Kalesi'nden sonra engebeli ve makilik  bir  alandan geçerken zorlanıyoruz..



Havaların ısınması ile kaplumbağalarda ortaya çıkmaya başlamış
Sakız ağacı ( pistacia lentiscus )
Bu bitkinin Çeşme ve Sakız adası civarında yetişen bir çeşitinden damla sakızı  elde edilmektedir. 


Çıfıt   Kalesi artık geride kalıyor.

Manzara müthiş.
Öğle yemeğimizi Doğanbey burnunda ki  bu küçük  koyda yiyoruz. Bu koyun bir özelliğide; mülteciler tarafından Yunanistan'ın Sisam Adası'na ( Samos )  kaçmak için kullanılan bir yer olmasıdır.
Bir süre bu koyda yemek yiyip dinleniyoruz.
Ilgın ( tamarix parviflora )
Ilgın, denize yakın tuzlu sularda daha çok yetişmektedir.


Kıyıya sürüklenmiş tekne kalıntıları.
Doğanbey sahilleri
Öküz şebboyunun  ( matthiola tricuspidata ) misafiri kelebek.
Türkiye üzerinden yurt dışına kaçmak isteyen mültecilerin ağırlık
olmasın diye attıkları giysi ve eşyalar.
Keçiboğanlar çok güzel kokuyor.
Moryıldız / Kum çiğdemi ( Romulea tempskyana )
Çiğdeme benzeyen çiçekler açan soğanlı bir bitkidir. Bir adı da sarıboğaz dır.


Doğanbey Burnu kıyıları

Karabaş otu ( lavandula stoechas )
Şifalı bir bitki olan karabaş otunun çiçeklerinden de reçel yapılmaktadır.
Havaciva otu ( Alkanna tinctoria )
Özellikle yara ve cilt hastalıklarını karşı kullanılan şifalı bir bitki.

Çalıbaba ( prasium majus )

Tüylüçekem ( Thymelaea hirsuta )

Antik çağlardaki adı Makria olan Doğanbey Burnu sahilleri


Kanlı Ada
Kanlı Ada
Ürkmez yakınlarında bulunan bu kayaya yörede; kaya yapısındaki demir madeninin verdiği  
kırmızılık nedeni ile  Kanlı ada deniyor.

Termal kaynaklar.
Doğanbey'de sıcak su sadece karadan değil  denizden de çıkmaktadır.
Bu durum yörede turizme büyük katkı sağlayabilir.


Ezentere ya da çobanyastığı ( Thymelaea tartonraira )

Köklü süsen ( Gynandriris sisyrinehium )
Bir tür süsendir, yumrulu süsen,  domuz burnu da denir, çiçekleri kısa ömürlüdür, yenmez.
Bir doğa yürüyüşünü daha tamamlıyoruz...
Yaklaşık 6 saat kadar süren yürüyüşümüz, Ürkmez ( Cumhuriyet Mah. ) yakınlarında  sona eriyor. Bu yürüyüşe düzenleyen Teos Doğa Sporları Grubu başkanımız   Mehmet Bostancı başta  olmak üzere yürüyüşe katılan  bütün arkadaşlarıma ve bu siteyi takip ederek destek veren siz doğa severlere teşekkür ederim.
Sürç-i  lisan ettiysek affola.

Doğanbey ve Ürkmez  sahilleri
Bir başka doğa yürüyüşünde buluşmak umudu ile hoşcakalınız sevgili doğa severler.


4 yorum:

  1. Bu bilgilendirici güzel paylaşım için çok teşekkürler, Kadir Hocam. Emeklerine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke Ahmet Bey sizde olsaydınız, gerçekten çok güzel bir doğa yürüyüşü oldu.Sağolunuz.

      Sil
  2. fotoğraflar ve ortam çok güzel
    cennettesiniz

    YanıtlaSil