8 Nisan 2018

KAVACIK ŞELALESİ DOĞA YÜRÜYÜŞÜ

Kavacık Şelalesi


Uzun bir aradan sonra, Teos Doğa Sporları Grubu tarafından düzenlenen yeni bir doğa yürüyüşü ile  merhaba sevgili doğa severler.

Seferihisar'dan, yürüyüş parkurunun bulunduğu Kavacık' a giderken yolumuz üzerinde bulunan Efemçukuru mevkisinde  kısa bir mola veriyoruz. Efemçukuru, Kanadalı Tüprag firması tarafından burada çıkarılmakta olan altın madeni nedeniyle adından sıkça söz edilen  bir yer. İzmir'in su kaynaklarının büyük ölçüde bu bölgeden  besleniyor olması nedeniyle, bu durum özellikle   çevrecilerin tepkisine yol açmaktadır.

Efemçukuru ( Sağ üst köşede altın madenin çıkarıldığı yer görünüyor. )
Çamtepe ve Efemçukuru mahalleleri.

Efemçukuru'nda anıtsal nitelikte olan iki yaşlı  kara çam ağacı bulunuyor.
Yolun kenarında bulunan bu ağaçların çok yakının da  meteoroloji ile ilgili  bir bina / kule var.  Karşı tepede ise radar var.  İzmir körfezi de buradan  görülebiliyor. Ağaçlardan biri yan yatmış vaziyette, diğer ağaç ise daha görkemli görülüyor.  Etrafta başka da kara çam  ağaç yok. Bu ağaçların  540 yaşında olduğu söyleniyor.  Ağaçların altında ateş yakılmış olması ise, toplum olarak doğaya ne kadar değer verdiğimizi gösteriyor. Bu ağaçların bir an önce  'anıt ağaç'  olarak tescil edilerek koruma altına alınması gerekmektedir. Burada bol bol fotoğraf çektirip çocuklar gibi eğleniyoruz.

Anıt ağaç sayılması gereken Kara çam ağacı , hemen arkasında
görülen bina ise meteorolojiye ait. 

Altında ateş yakılmış olan anıt  niteliğindeki kara çam  ağacı.


Teos Doğa Sporları Grubu, Efemçukuru / Menderes

Ayni ağacın diğer yandan görünüşü.
Sağ üst köşede radar görünüyor.

Ağacın bu  kısmı yıldırım düşmesinden dolayı bu hale gelmiş olabilir.

İkinci kara çam ağacı yan yatmış durumda.

Burada da fotoğraf çektiriyoruz.

Yaşımızı unutup çocuklar gibi eğleniyoruz.


Karaçamların hemen yanında bulunan meteorolojiye ait kule.

İzmir Körfezi

Daha sonra,  yürüyüş parkurunun bulunduğu  Kavacık'a gitmek için tekrar araçlarımıza biniyoruz. Yol boyunca yabani erik,  ahlat  ve bademler ağaçları çiçek açmış. Papatyalar, uzaktan kar yağmış gibi görünüyor. Doğa,  adeta bize  hoşgeldiniz diyor. Manzaralı  bir yolculuktan sonra  Kavacık'a geliyoruz.

İzmir'in çatısı kabul edilen Efemçukuru 700m yüksekliğindedir.


Yol boyunca çiçek açan ağaçlar.

Papatya tarlası

Kavacık Mah.  / Karabağlar
Kavacık Mahallesi ( Payamlı'dan )

Kavacık Meydanı
Taştan yapılmış bir ev 

Kavacık; İzmir'in merkez ilçelerinden Karabağlar'a  bağlı bir mahalle. Daha önce köy olan burası, Büyük şehir yasası kapsamında mahalleye dönüştürülerek şehir yapılmıştır. Kızıldağlar'ın eteklerinde yer alıyor,  eski bir yörük köyü. Daha önceleri hayvancılıkla geçinen köy halkı şimdi Türkiye'nin en kaliteli sofralık kara üzümlerini yetiştirmekle tanınıyor.
Anavatanı Fransa olan bu üzüm ( Alphonse lavoillee ) İzmir'de  'Kavacık üzümü'  adı ile  tanınıyor. Bir salkımı bir kilo geliyor. Her yıl burada  üzüm festivali yapılmaktadır.

Kavacık üzümü ( Alphonse Lavoillee )



 Yürüyüşe başlamadan önce,  köy meydanında bulunan kahvehanelerden  birinin bahçesinde  çay içerek bir süre dinleniyoruz. Köyde yetiştirilen organik kuru üzüm, incir ve bademlerden alıyoruz.
Daha sonra, köyün hemen yanında bulunan ulu bir  çınar ağacını görmeye gidiyoruz.  Ağaç o kadar heybetli ki anlatılamaz, mutlaka görmek gerekir. Hemen yanında bir de  çeşme var.   Ancak burada da  ağaçla ilgili hiç bir düzenleme yapılmamış. Ağacın olduğu yere  güçlükle ulaşıyoruz. Bu ağacın da anıt ağaç olarak tescil edilmesi gerekmektedir.

Ağacın olduğu yere çok zor varıyoruz.

Bu  ağacın geçen yıl sonbaharda çektiğim fotoğrafı
Yapraklarını büyük ölçüde dökmüştü.

Zorlukla geldiğimiz  ulu çınar ağacının altında  hatıra fotoğrafı çektiriyoruz.

Ulu  çınar ağacı / Kavacık mah./ Karabağlar.


Kara mürver ( Sambucus nigra ). Çocukluğumda 'düdüklük' dediğimiz
bu bitkinin gövdesinden patlak adını verdiğimiz bir  oyuncak yapardık.

Çınar ağacının yanından, şelalelinin bulunduğu akarsuya  gitmek üzere Kavacık'tan ayrılıyoruz. Yaklaşık 5 km. mesafede olduğu söylenen şelaleye Efemçukuru - Altın madenine  giden servis yolu ile gidiliyor. Yol toprak olmasına rağmen oldukça geniş ve düzgün. Henüz ağaçlar yapraklarını tam olarak açmamış olmalarına rağmen bazı bitkiler ve çalılar yol kenarlarında  çiçek açmaya başlamışlar. Harika bir manzara eşliğinde yürümeye başlıyoruz.

Acı baklalar uzaktan çok hoş görünüyor.

Bu da keçiboğan ( Calicotome villosa ), çiçekleri çok güzel kokan dikenli bir çalı.



Dere taşmış.


Bu güzel kır çiçeğinin adı ise biraz tuhaf,  havacıva otu ( Alkanna tinctoria ).
Eskiden köklerinden kırmızı boya yapılırmış.

Şelale bu dere üzerinde bulunuyor. 

Karakafes otu ( symphytum ), hodangillerden, çok yıllık , otsu bir bitki.

Şelale, Efemçukuru ile Kavacık arasında bulunuyor. Bu nedenle şelaleye Efemçukuru üzerinden de gidilebiliyor. Her taraf kızıl çam ormanı, akarsuların geçtiği yerlerde ise çınar ağaçları var.






Yaklaşık b ir saatlık bir yürüşten sonra şelalerin bulunduğu mevkiye geliyoruz. Burada, Efemçukuru üzerinden gelen başka bir  yürüyüş grubu  şelaleyi bulmamıza yardımcı oluyor.

İzmir'den gelen yürüyüş grubu. 

 Biri daha küçük   iki şelale var. Önce küçük olan şelaleyi görmeye gidiyoruz. Şelalenin tam  karşısında büyük  bir kaya var, burada bir süre dinlenip fotoğraf çektiriyoruz. Daha sonra da büyük  şelalenin bulunduğu yere  hareket ediyoruz.

Küçük şelale.


Hem dinleniyor, hemde şelaleyi seyrediyoruz.





 İki şelale arasında,  dere düz sayılabilecek bir alandan geçerek akıyor. Burası oldukça zengin bir bitki örtüsüne sahip. Arkadaşlar şelaleyi seyrederken ben daha çok  bitkilerin fotoğrafını çekmekle meşgul oluyorum.
İşte burada fotoğrafını çektiğim bitkilerden bazıları.

Bu iri ve sarı çiçekli papatyaların adı Kaplan otu ( Doronicum orientale )
Kalkan eğreltisi ( Asplenium opopteris )

Dalakotu ( Asplenium ceterach )

Saçak otu ( Asplenium trichomanes ),  nemli yerleri seven bir bitki.

Kedi otu, ya da çoban zurnası ( valeriana ), kedilerin de sevdiği güzel kokulu bir ot.
Göbek otu ( umbilicus ), etli yapraklı, sukulent bir bitki 

Acı sarmaşık  / Avronyes Dolanbaç  (  Tamus communis  ).
Taze filizleri  yenen bir  bitki.

Kazteresi ( Arabis alpina ), turpgillerden, beyaz çiçekli otsu bir bitki.
Mor kaztere ( Arabis verna ), turpgillerden otsu bir bitki.
Kanarya otu ( Senecio vernalis  ), papatyagillerden.

Mayasıl otu ( Ajuga reptans ), ballıbabagillerden tıbbi bir bitki.

Kısa bir yürüyüşten sonra büyük  şelalenin bulunduğu yere geliyoruz. Burada sular çok daha yüksek bir yerden çağlayarak düşüyor.  Çınar ağaçları daha yaprak  açmadığı için fotoğraf çekmemizi fazla engellemiyor.

Sonunda ağaçların arasından şelale görünüyor.


Kavacık şelalesi.




Yemeğimizi şelaleyi seyrederek yiyoruz. Daha sonrada bol bol  fotoğraf çekiyoruz.

Yemeklerimizi şelaleyi seyrederek yiyoruz. 




Teos Doğa Sporlar Grubu, Kavacık Şelalesi / Karabağlar.


Mağara.

Daha sonra ayni yoldan Kavacığa dönüyoruz. Bu arada yolda küçük bir yılana da  rastlıyoruz. Kavacıuk'da sabah oturduğumuz yerde yorgunluk  çaylarımızı içtikten sonra bu defa Payamlı, Küçükkaya,  Güzelbahçe üzerinden Seferihisar'a dönmek üzere hareket ediyoruz. ( 01. 04, 2018 )

Bu yürüyüşü düzenleyen Teos Doğa Sporları Grubu'na, emeği geçenlere ve yürüyüşe katılarak bu güzel günü geçirmemize vesile olan bütün arkadaşlara teşekkür ederim.

Bir başka doğa yürüyüşünde buluşmak  umudu ile hoşcakalınız sevgili doğa severler.

Dönüşümüz daha kısa sürüyor. 

Yılan kaçmakta acele etmeyince bize de fotoğrafını çekmek kalıyor. 

Vedalaşmadan önce Kavacık'da bir süre dinlenip çay içiyoruz. 

2 yorum:

  1. Hocam sizin yazılarınız sayesinde doğa gezilerimde artık daha çok bitki tanıyorum emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnan bu yorumunuz beni çok mutlu etti, sağolunuz. Benim amacım da bu, umarım sizin gibi düşünenler vardır. Sağlıcakla kalınız.

      Sil