22 Temmuz 2013

DOĞUKARADENİZ YAYLALARI ÇİÇEKLERİ ( 3 )

Doğukaradeniz yaylalarındaki gezimizin bu bölümünde Trabzon ilimizi  gezeceğiz. İki gün sürecek bu gezimiz sırasında; Önce şehrin içinde ki Atatürk Köşkü ve Ayasofya Kilisesi'ni, daha sonra da; Sümela Manastırının da içinde yer aldığı Maçka'daki 'Altındere Vadisi Milli Parkı' na gideceğiz.

İkinci gün ise; Uzungöl ve Demirkapı yaylalarını gezeceğiz. Ancak havanın yağışlı  ve sisli olması gezimizi olumsuz etkiliyor, bazı yaylaları programımızda olmasına rağmen  gezemiyoruz.

Bitkilere olan sevgim ve  merakım nedeni ile; Gezdiğimiz yerlerdeki tarihi ve doğal güzelliklerin yanı sıra, yörenin bitki ve çiçeklerini de tanıtmaya   çalışacağım.   Umarım az da olsa bitki ve çiçeklerimizin tanınmasına, sevilmesine  ve dolayısiyle  korunmasına  bir katkım olur.

Günümüzde,  doğa korunacak hale gelmiştir. Sevmediğimiz, tanımadığımız bir şeyi koruyamayız.
Doğayı tanıyıp sevelim ki, onu korumamız gerektiğini, bunun sadece kendimiz için değil, gelecek kuşaklara karşıda yapmamız gereken bir insanlık borcu olduğu bilinci içinde hareket edebilelim.

Daha önceki bölümlerin linkleri:
http://kadirbekci53.blogspot.com/2010/05/dogukaradeniz-yaylalari-cicekleri-1.html
http://kadirbekci53.blogspot.com/2013/07/dogukaradeniz-yaylalari-cicekleri-2.html

BİRİNCİ GÜN
Trabzon Atatürk Köşkü
 ( 1903 yılında Konstantin Kabayanidis isimli bir Yunan  tarafından yapılmıştır )
 Trabzon gezimize Atatürk Köşkü ile başlıyoruz. Atatürk 1924, 1930 ve 1937 yıllarında Trabzon'a yaptığı üç ziyaret sırasında da bu köşkte kalmıştır. 1943 yılında müze haline getirilmiş olan köşkün içinde, Atatürk'e ait eşyalar sergilenmektedir. Atatürk vasiyetinin bir kısmını burada yazmıştır.

 Atatürk Köşkün'nün  bahçesi.
Kelebek çalısı ( Buddleja davidii )

Trabzon Ayasofya Kilisesi ( Müze )
 Daha sonra Ayasofya Müzesini geziyoruz.1964 yılında müze haline getirilen bu kilise, Latinlerin yıktığı Bizans İmparatorluğ yerine, Trabzon'da Komnenosların kurduğu Trabzon Rum Devleti zamanında ( 1238-1263 ) yılarında inşa edilmiştir. Kare-haç planlı olan bina çok yüksek bir kubbeye sahiptir,  en güzel Genç Bizans Kiliselerinden biri kabul edilmektedir.

Ayasofya  kilisesinin bahçesindeki tarihi  'Çan Kulesi'
Kilisenin bahçesinde yer alan çan kulesi, daha sonra ( 1427 ) yılında yaptırılmış. Kiliseden ayrı olması ise  dikkat çekiyor.

Öğleden sonra ise;  Sümela Manastırının da içinde yeraldığı Maçka'daki Altındere Vadisi Milli Parkı'na gezmek  için hareket ediyoruz.  Maçka'ya gelince yağmur yağmaya başlaması ise  canımızı sıkıyor.
Altındere Vadisi Milli Parkı
Sümela manastırının bulunduğu 'Altındere Vadisi Milli Parkı' Trabzon'un Maçka ilçesi sınırları içinde bulunuyor. Milli parkın önemli bir  özelliği de, değişik bitki türlerinden oluşan zengin bir ormanı da içinde bulunduruyor olmasıdır.

Sümela Manastırının bulunduğu tepe ( Mela / Karatee ) 

Altındere Vadisi Mili Parkı geniş ve iğne yapraklı ağaçlardan oluşmuş zengin bir bitki örtüsüne sahip.

Vadi tabanından 270 m. yüksekte bir uçuruma inşa edilmiş olan Panagia Sümela Manastırı.
Roma İmparatorluğu zamanında ( Tahmini:  M.S.365-395 tarihleri arasında ) yapılmış olan Sümela Manastırı bir kompleks halinde olup, içinde kilise, kütüphane, şapel, ayazma ve burada yaşıyanlar için yapılmış odalar bulunmaktadır.( Kaynak: Vikipedi )

Sümela Manastırının yandan görünüşü.
Manastırın girişinde ziyaretcileri bakın kimler karşılıyor.
Manastırın içi.

Altındere vadisinden Sümela Manastırıının bulunduğu tepe 
Altındere Vadisi Milli Parkı daha çok  ladin ağaçlarından oluşan sık bir  orman örtüsü ile kaplı. 


Yağan yoğun  yağmur nedeni ile Altındere Milli Parkı'nı istediğimiz gibi  gezemiyoruz. Bu nedenle; Ancak, yol kenarında gördüğüm çiçek ve bitkilerin fotoğraflarını  çekebiliyorum.

Hoşkeçisakalı, Orman tekesakalı, Gelinpüskülü  ( Aruncus vulgaris  )
Çit sarmaşığı, Bürük  ( Calystegia sylvatica  )
Yabani çilek ( Fragaria vesca )
Pembe ballıbaba ( Lamium pupureum )
Adaçayı ( Salvia sp. )
Turnagagası ( geranium )

İKİNCİ GÜN
Trabzon ilindeki gezimize  ikinci günü önce Uzungöl'e gidiyoruz. Ancak burada da sağanak halinde yağan yağmur bizi güç durumda bırakıyor. Buna rağmen, yine de  bu doğa harikası yerleri gördüğümüz için son derece mutlu oluyoruz.

Uzungöl / Çaykara
Uzungöl,Trabzo'nun Çaykara ilçesine bağlı turistik bir belde, adını kıyısında kurulduğu gölden almış. Doğal bir sit alanı olan Uzungöl ve çevresindeki yamaçlar sık ormanlarla kaplı.Dünyanın ılıman kuşaktaki en yaşlı ormanlardan biri olarak kabul edilmekteymiş.  Ayrıca 60' ın üzerinde endemik bitki tesbit edilmiş. ( Kaynak: Vikipedi )


Haldizen deresi üzerinde bulunan Uzungöl'ün oluşumu konusunda iki farklı görüş bulunmaktadır. Çoğunlukla alüvyal set gölü olduğunu  kabul edilirken, bazı çoğrafyacılara göre;  heyelan set gölü sayılmaktadır.

Uzungölle ilgli bir tartışmada, etrafında yapılan istinat duvarı ve  yollarla ilgilidir. Bu düzenlemelerin Uzungöl'ün doğal ve ekolojik yapısını bozduğu gerekçesi ile yıkılarak eski doğal haline dönüştürülmesi istenmektedir. 


Şiddetli yağmura rağmen, Uzungöl'den 15 km. uzaktaki  Demirkapı yaylasına çıkmaya karar veriyoruz.Yolun bozuk olması nedeniyle de, yaylaya  yörenin minübüsleri ile çıkıyoruz.

Demirkapı Yaylası ( Haldizen ) - Çaykara
Çaykara ilçesine bağlı olan Demirkapı Köyü, Soğanlı ve Kaçkar Dağlarının eteklerinde, çevreye hakim bir boğazda kurulmuş, eski adı Haldizen'miş.
Uzungöl, bu köyden geçen Haldizen deresinin önünün yamaçlardan  düşen taşların kapamasıyla oluşmuş.
Köyün Dağın zirvesine yakın olması, üzerinde çok sayıda krater gölünün bulunması, turizm bakımından önemini artırmış. Uzungöl- Bayburt bağlantı yolunun buradan geçiyor olması,  köyün önemini artıran bir başka neden olmuş. ( Kaynak: Vikipedi )
Yağmur ve sis. Karadeniz yaylalarının iki temel özelliği.
Köye adını veren Haldizen deresi
 Yağan yağmur ve sis buradan Uzungöl'ü ve Trabzon'u kuşbakışı olarak  seyretmemize izin vermiyor, ancak burası yine de de çok güzel. Köyün etrafı yemyeşil ot ve  çiçeklerle kaplı, sağnak yağmura rağmen fotoğraf çekmeye çalışıyorum, umarım beğenirsiniz.

Demirkapı ( Haldizen ) Yaylası Çiçekleri:

Kuşburnu ( Rosa canina )
Sığırkuyruğu ( Verbascum sp.  )
Hardal otu ( Brasica )
Beşparmakotu ( Potentilla  crantzii)
Unutma beni çiçeği, Boncuk çiçeği ( Myosotis  sp.)
Beyaz Unutma Beni  Çiçeği - Myosotis   ( Genel olarak mavi renkli  olan unutma beni
 çiçeklerinin nadir olarak doğada beyaz ve pembe renklileri de vardır.) 
Acıtere ( Cardamine sp. )

Filburnu ( Rhynchocorys  stricta )
Eşekkulağı, Karakafesotu  (  Symphytum sp.  )

Kenger, eşekdikeni ( Carduus sp. )
Çan çiçeği ( Campanula sp. )

Koca pireotu ( Tanacetum macrophyllum )
Gazelboynuzu ( Lotus corniculatus )
Bir tür peygamber çiçeği ( Centaurea sp.)
Yabani fiğ ( Vicia sativa )
Zarif ıtır, Kara gözlü turna gagası ( Geranium psilostemon )

Geven ( astragalus sp. )
Cimen eveleği, Küçükdene. Kurt pençesi, Çiyan otu ( Polygonum  bistorta)
Burçak, Taclı fiğ  ( Coronilla sp. )
Gıcıgıcı, Nakil otu ( Silene latifolia )
Bir tür turnagagası ( Geranium sp. )
Küçük turnagagası ( Geranium purpureum )
Boğumlu sıraca otu ( Scrophularia peregrina )
Geven ( Astragalus sp. )
Sütleğen otu ( Herba Euphorbiae )
Eşekdikeni ( Carduus nutans )
Banotu, Gavur haşaşı ( Hyoscyamus nijer )
Koca pireotu ( Tanacetum macrophyllum )
Ballıbaba ( Lamium sp.)
Kedi otu ( Valeriana sp. )
Uydu Haritası İçiç Tıkla.
http://www.haritalar.web.tr/trabzon_haritasi.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder