Sucul bitki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sucul bitki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2026

HASANHÜSEYİN ÇİÇEĞİ ( Epilobium Hirsatum )

Hasanhüseyin çiçeği ( Epilobium hirsatum ) 

 Bu kır çiçeğini tanımaya; isterseniz adından başlıyalım. Neden ? Sulak yerlerde, dere kıyılarında yetişen ve kırmızı / pembe renkli çiçek açan bu bitkiye halk arasında hasanhüseyin çiçeği denir.  Başka bir ifade ile bu çiçeğe adını veren hasan hüseyin kimdir. 
Doğada yanından geçip gittiğimiz her bitkinin, aslında bir hikayesi vardır. Bu çiçeğin hikayesi de  tarihte yaşanmış olan acı bir vakaya, kerbela* olayına  dayanır. 
Hasan ve Hüseyin, Hz. Muhammed'in; 'Onlar benim dünyada kokladığım iki çiçeğimdir' dediği torunlarıdır.  Kerbela'da Fırat Nehri'nin kenarında, önce susuz bırakılmaları ve sonra da öldürülmeleri müslümanlar arasında hiç bir zaman  unutulmamıştır.  Bu zarif bitki, doğada her zaman sulak alanların, derelerin ve nehirlerin yanı başında yetişir. Anadolu insanı, çiçeğin su kenarlarında yetişmesini, Fırat Nehri kenarında ( Kerbela çölünde ) günlerce susuz bırakılarak şehit edilen imam Hüseyin ve Ehlibeyt'in* o hüzünlü hatırasına bağlamıştır. Bitkinin taç yapraklarının pembesi - kırmızıya çalan rengi Kerbela çöllerinde akan kanı ve ızdırabı simgeler. Halk inancında, su kenarında biten bu mahsun çiçeklerin, nehrin kenarında susuz şehit düşen imam Hüseyin ve Ehlibeyit'inin anısını yaşattığına inanılır. Fırat kenarında bir mahsun çiçek. 

Hasanhüseyin çiçeği ( Epilobium hirsatum ) 

Doğanın bize sunduğu her çiçek ve renk, bazen en derin yasların ve sevgilerin taşıyıcısı olur. Tıpki su kenarında mahsun ama dimdik duran bu Hasanhüseyin çiçeği gibi. 

Gelin şimdi de bu kır çiçeğini daha yakından  tanıyalım. Botanik adı Epilobium hirsatum olan bu bitki, küpeçiçeğigiller ( Onagraceae ) familyasının yakıotu ( epilobium ) cinsine mensup olup, iki yıllık ve otsu bir bitkidir. Bir adı da 'tüylü yakı' otudur. İngilizce adı 'tüylü söğüt otu' dur.  Eski adı Epilobium angustifolium olan Chamerion angustifolium ile yakın akrabadır.  Afrika, Avrupa ve Asya'nın ılıman bölgelerinde doğal  yayılış gösterir,  Amerika ve Avustralya'da doğallaşmıştır. 
Kökleri ve yaprakları, eskiden  halk tıbbında  sakinleştirici olarak kullanılmıştır. Müsilaj ve tanen içerir. Hıçkırık ve astım tedavisinde kullanılır. 
  
Cins adı eski Yunanca lob üzerinde anlamına gelir. Taç yapraklarının yumurtalığın üzerinde olduğunu işaret eder. Tür adı olan hirsutum kelimesi ise Latince'de tüylü anlamına gelir. Bitkinin gövde ve yapraklarının tüylü olduğunu belirtir. Boyu  2 metreyi bulur, dallanarak büyür, yapraklarının kenarı tırtıklıdır. Çiçek kurulu gevşek bir salkımdır. Temmuz ayı ile Ekim ayı arasında parlak pembe /  koyu mor renkli çiçekler açar. Arı ve  kelebekleri çeker. 
Toprak bakımından seçici değildir, güneşli, drenajı iyi, nem tutan  topraklarda sever.  Hem yeraltı kökleriyle ( rizom ) hem de rüzgarda uçuşan  pamuksu tohumlarıyla çok hızlı yayılır, istilacıdır.  Bu nedenle bahçelerde yetiştirilecekse kontrol altında tutulması gerekir. İlkbaharda ekilen tohumlardan yetiştirilir. 
Hasanhüseyin çiçeği ( Epilobium hirsatum ) 

Hasanhüseyin çiçeği ve tohum kapsülleri 
( Epilobium hirsatum ) 
Hasanhüseyin çiçeği ( Epilobium hirsatum ) 

*Kerbela Olayı ( 10 Ekim 680 / 10 Muharrem  ) Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin ve beraberindeki 72 yakının, Emivi Halifesi Yezid'in ordusu tarafından Irak'ın Kerbela çölünde susuz bırakılarak şehit edilmesiyle sonuçlanan trajik katliamdır. Müslümanlar arasında dinmeyen ortak bir acı ve mateme dönmüştür.
Emevilerin bu acımasız katliamı; sunni, şii veya alevi fark etmeksizin tüm İslam dünyasında tarafından ortak bir şekilde lanetlenmiştir. Her yıl Muharrem ayında bu elim vaka dualarla, aşure ikramlarıyla, yas ve anma etkinlikleriyle yad edilir.  

* Ehlibeyt / Ehl - Beyit: Hz. Muhammed'in ailesi ve soyunu ifade eder ( Hz. Muhammed, kızı Fatma, damadı ve amcası Ali ve torunları Hasan ve Hüseyin ).  

Kaynaklar: Wikipedia. DergiPark  

20 Nisan 2025

SU TERESİ ( Nasturtium officinale )

Su teresi ( Nasturtium officinale )
Genel görünümü  
Su teresi, adında da anlaşılacağı gibi suda yetişen ( sucul ) otsu bir bitki türüdür. Turpgiller ( Brassicaceae ) familyasının 'nasturtium' cinsine mensuptur.  Avrupa ve Asya kıtasına özgüdür, ancak günümüzde ılıman iklim görülen  ülkelere yayılmıştır.  Su içinde veya kenarlarında yetişir, Çin teresi olarak da  bilinir.  En fazla 80 cm kadar boylanır, gövdesi etli, sürüngen ve içi  boştur. Biberli, keskin kokulu ve  mayhoş lezzetlidir.  İlkbahar ve yaz aylarında küçük, beyaz renkli, dört taç yapraklı, toplu halde, salkım görünümünde çiçek  açar. Bileşik yapraklıdır. Ülkemizde yaygın olarak yetişir. 

Besleyici ve sağlık  açısından çok yararlıdır. Bağışıklığı güçlendirdirdiği, vücüdu toksinlerden arındırdığı ve hücreleri yenilediği belirtilmektedir. Bu nedenle en sağlıklı sebze  kabul edilir.  İnsanların ilk yetiştirdiği bitkilerden birisidir.  Düşük kalorili olmasına rağmen mineral ve vitamin bakımında zengin olduğu için besleyicidir.  Yaprakları çiğ ve pişirilerek yenir. A ve C vitamini bakımından zengindir. Yapraklarından çiğden salata ve cacık  yapılır. Ayrıca yaprak ve gövdesi pişirilerek yemek yapılır, otlu peynire lezzet vermek için katılır.  

Su teresi ( Nasturtium officinale )
Çiçek ve yaprağı  
Botanik adı Nasturtium officinale olan su teresi, botanikci Robert Brown tarafından tanımlanmıştır. Cins adı Latince 'buruşmuş / eğri  burun ' anlamına gelir. Bitkinin tadının keskinliğine atıfta bulunur. Tür adı officinale, ekiden ilaç yerine de kullanıldığını işaret eder. Antik çağlardan beri çeşitli hastalıkların tedavisinde  kullanılmıştır. Yaprakları iskorpüt hastalığının ( C vitaminin yetersizliğine bağlı olarak gelişen bir hastalık ) tedavisinde, karaciğeri güclendirmek ve kanı temizlemek için kullanılır.  Modern tıbbın babası sayılan Hipokrat'ın hastanesini; hastalarını tedavi etmek için su teresi yetiştirebileceği bir derenin kıyısında kurduğu söylenir.  Yine, Pers ve Yunan askerlerinin  sağlıklarını ve güçlerini su teresine  borçlu olduğu söylenir. Pers imparatoru Kros, savaşlarda ordususuna su teresi yedirdiği söylenir. 

Yurdumuzda oldukca yayın olması,  çok fazla yöresel adla tanınmasına neden olmuştur. Bunlardan bazıları şöyledir:  Acı gerdeme, Gerdeme, Kardomat, Kerdeme, Su kerdemesi,  Cırcır, Çakandura, Çünk, Derdime, Ispatan, Kurbağapisliği,  Su mancası, Tizik, Yabani tere .  

Baharatlı bir bitki olan bahçe teresi  ( Lepidium sativum ) ve Latin çiçeği /  Nasturtium ( Tropaeolum majus  )  ile  akrabadır. Günümüzde su teresi çok yararlı olduğu,  bilimsel olarak da kanıtlanmış olup,  antioksiden bir bitkidir.  Bahçelerde ve saksıda da yetiştirilir,  bunun için toprağın sürekli nemli / yaş  olması gerekir. Saksıda yetiştirirken  altına bir su kabı koymak gerekir. Tohumdan üretilir.

Su teresi ( Nasturtium officinale )
Sucul bir bitkidir. 
 
Su teresi ( Nasturtium officinale ).
Saçak köklü bir bir bitkidir. 
Su teresi ( Nasturtium officinale ) 
Çiçeği ( yakın çekim )  

Su teresi ( Nasturtium officinale )
Meyvesi 
Su teresi ( Nasturtium officinale ) 
Su teresi ( Nasturtium officinale )
Çiçeği ( yakın çekim ) 
 
Su teresi ( Nasturtium officinale )
Bileşik yapraklıdır.
 
Su teresi ( Nasturtium officinale ) 
Tere otu (Lepidium sativum subsp. satiivum ). Bahçelerde yetiştirilir.
Yaprakları baharlı lezzetlidir, salatalarda kullanılır. Su teresi ile akrabadır.
    
Kaynaklar: Şifalı Bitkiler Ansiklopedisi ( Oktay Mete ). Wikipedia. Türkiye'nin Yabani Besin Bitkileri ve Ot Yemekleri ( Prof. Dr. Ertan Tuzlacı ). Türkçe Bitki Adları Sözlüğü ( Turhan Baytop ).Türkiye Bitkileri Sözlüğü  ( Prof. Dr. Ertan Tuzlacı )