29 Haziran 2026

KÜBA KEKİĞİ

Küba kekiği ( Plectranthus amboinicus
Bilimsel adı Plectranthus  amboinicus ( veya Coleus plectranthus ) olan küba kekiği ballıbabagiller ( Lamiaceae ) familyasından, çok yıllık, etli yapraklı ( sukulent ) ve otsu bir bitkidir. Zamanla gövdesi kalınlaşır.   Küba kekiği, aslında ne  Kübalıdır ne de gerçek bir kekiktir. Bitkiye  bu ismin verilmesinin nedeni, Küba mutfağında çok kullanılması ve tadının - kokusunun kekiğe çok benzemesindendir. Ayrıca, Meksika nanesi, İspanyol kekiği, Fransız kekiği, Hint hodanı gibi adlarla da bilinir. 

Ana vatanı Güney ve Doğu Afrika'dır ( Kenya, Tanzanya, Güney Afrika, Mozambik ve Madagaskar adasında doğal olarak yetişir ). Yüzyıllar önce deniz yoluyla önce Hindistan'a  ve Güneydoğu Asya'ya, oradan da Karayipler ve Amerika kıtasına taşınarak tüm dünyaya yayılmıştır.

Tropikal iklimlere özgü bir bitki olan küba kekiği, sıcak ve ılıman  iklim görülen bölgelerde  yetişir.  Direk güneş yapraklarına zarar verir, geçirgen, kumlu ve humus bakımından zengin  gevşek toprakları sever.  Soğuk bölgelerde saksıda yetiştirmek ve kışın içeri almak gerekir. Sukulent olduğu  için, kuraklığa dayanıklıdır. Toprağı kurudukca sulamak gerekir, fazla su kök cürümesine sebep olur.  İç mekanlarda pencere önlerine ve  kedi ve köpeklerin ulaşamayacağa  bir yere koymak gerekir.  Gölge yerlerde bitki cılızlaşır ve güzelliğini kaybeder.  Kedi ve köpekler için zehirlidir.  

Küba kekiği - yaprağı
( Plectranthus amboinicus )  
Küba kekiği, baharat ve süs bitkisi  olarak yetiştirilir. Nadir çiçek açar, iç mekanlarda hiç açmaz. Zaten çiçekleri küçük ve gösterişsizdir ( başak halinde, iki dudaklı, beyaz, menekşe ve leylak renklerinde olabilir ). Yaprakları kalın, keskin  kokulu, kedifemsi ( tüylü )  ve  yeşil renklidir.  Süs bitkisi olarak daha çok,  alaca yapraklı ( variegata )  çeşitleri yetiştirilir. Baharat olarak, aroması daha fazla  olduğu için, yeşil yapraklı  doğal türü tercih edilir. Yaprakları, çiğ ve  kurutularak çorba, salata  ve et yemeklerinde baharat olarak kullanılır. Kekik - nane karışımı baskın bir  kokusu vardır. Çayı, öksürüğe ve üst solunum rahatsızlıklarına iyi geldiği belirtilmektedir.  Ayrıca mutfak temizliğinde  kullanılır, iyi bir  yağ çözücüdür.  Kötü kokuları emerek, havayı temizler. 

Küba kekiği, doğal bir sivrisinek savardır. Yapraklarında yüksek oranda bulunan  bazı uçucu maddeler nedeniyle, sivrisinek ve haşeriler tarafından sevilmez.  Kimyasal sprey kullanmadan sivrisinek ve karasinekleri  yaşam alanından uzak tutar. Bitkinin yaprağı ezilerek suyu / yağı vücuda sürülürse sinekleri  uzak tutar.  Bir kaba 6 - 7 yaprak küba kekiği atıp 10 dakika kadar kaynatıp, soğuduktan sonra bu suyu süzüp bir sprey şişesine doldurarak doğal bir sivrisinek kovucu olarak kullanılır.    

Küba kekiği, yetiştirilmesi son derece kolay bir bitkidir.  Koparılan bir dalı doğrudan veya  suda köklendirdikten sonra  toprağa dikilir. Ayrıca  budama sırasında  kesitiğiniz dalları atmıyarak,  yeni bitkiler üreterek dostlarınıza bu güzel ve faydalı bitkiyi hediye edebilirsiniz. 

Yararlandığım Kaynaklar: Bahçede Küba Kekiği Nasıl Yetiştirilir ( Gardening Know How ), Küba Kekiği Bakımı ( İnsukuland ), Coleus amboinicus ( Wikipedia )  

15 Haziran 2026

AT KESTANESİ ( AESCULUS )

Beyaz çiçekli at kestanesi ağacı
( Aesculus hippocastanum ) 
At kestanesi, Akçaağaçgiller ( Sapindaceae ) familyasından, kışın yaprağını döken, 20 -30 metre kadar boylanabilen bir ağaç cinsidir. Meyveleri normal kestaneye benzer ancak insanlar için zehirli olduğu için yenmez, ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılır. Geyikler için önemli bir besin kaynağıdır. Meyveleri atlarda görülen solonum hastalığının tedavisinde kullanıldığı için,  adına at kestenesi denmiştir.  Anadolu kestanesi  ( Castanea sativa ) ile hiçbir akrabalığı yoktur. Kuzey yarım küreye özgüdür, bütün dünyada 19 doğal türü bulunmaktadır. 

Yurdumuzda  en çok beyaz çiçekli olan at kestanesi ( Aesculus hippocastanum ) türü ve kültürleri,  yol kenarlaında, parklarda süs bitkisi ve gölge ağacı olarak yetiştirilir.  Balkanlarda doğal olarak yetişir.  Yurdumuzda  doğal olarak yetişmez ancak,  Osmanlılar zamanından  beri  yetiştirilmektedir. Hatta, Avrupa'ya Kanuni Sultan Süleyman dönminde İstanbul'dan götürülmüştür. Günümüzde, ılıman iklim görülen  bir çok ülkeye  yayılmıştır.    
Cins adı meşe ağacı ( Romaca ) demektir,  epitet ( tür adı ), Eski Yunanca at kestanesi demektir.  Yeşil renkli, elsi, kenarları tırtıllı, bileşik ( 5 - 7 yaprakcıklı )  yapraklıdır.  Kurak bölgelerde, yazın yaprakları dökülür.  İlkbaharda, dik salkımlar halinde,  tac yaprağı pembe lekeli beyaz renkli,  gösterişli  çiçekler açar.
Sıcak bölgelerde  at kestasi ağacı yazın  yapraklarını döker. 
Beyaz çiçekli at kestanesi ağacı ve meyveleri 
Beyaz çiçekli at kestanesi ve  çiçeği 
Yurdumuzda, süs bitkisi olarak yetiştirilen diğer at kestanesi  türleri ise  şunlardır: 
- Pembe - Kırmızı çiçekli at kestanesi ( Aesculus  x carnea ): Melez ( hibrit ) bir türdür. Amerika'ya özgü bir tür olan  kırmızı  çiçekli at kestanesi ( Aesculus  pavia ) ile beyaz çiçekli at kestanesi'nin  ( Aesculus hippocastanum ) yapay bir melezidir ( hibrit). Beyaz çiçekli atkestanesi  kadar  olmasada park, bahçe ve yol kenarlarında yetiştirilir.  Meyveleri daha küçük ve  kabuğu  daha  az dikenlidir, adından da anlaşılacağı gibi kırmızı - pemge  çiçek açar. 
- Sarı çiçekli at kestanesi ( Aesculus flava ): Kuzey Amerika menşeyli büyük bir ağaçtır. Sarımtrak beyaz renkli çiçek açar,  az da olsa park ve bahçelerde yetiştirilir.   
- Kırmızı çiçekli at kestanesi ( Aesculus flava ): Kuzey Amerika menşeyli bir türdür. Soğuğa çok dayanıklı olduğu için ( - 30, - 35 derece )  İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerimizde daha çok yetiştirilir. Kırmızı çiçek açan küçük bir ağaçtır.
- Çali at kestanesi ( Aesculus parviflora ):  Yazın beyaz renkli çiçek açan çalı formlu bir bitkidir. 
Kırmızı çiçekli at kestanesi çiçeği ( Aesculus x carnea ) 
At kestanesi ılıman iklimlerde yetişir, güneşli, yarı gölge  yerleri ve derin, geçirimli, humusca zengin, nemli toprakları sever. Soğuğa oldukca dayanıklıdır ( - 20 - 25 derece ), yurdumuzun hemen hemen bütün bölgelerinde yetişir. Ancak, yazın  sıcak ve kurak  geçen Güneydoğu ve Akdeniz bölgeleimiz için  uygun değildir. Kurak geçen yerlerde,  yazın  yaprağı  döker ve sulama ister.   Karaadeniz Bölgesi ve Marmar Bölgelerimiz  için  en  uygundur. At kestanesi meyveleri 'saponin' bakımından zengindir, bu nedenle kozmetik ve sabun yapımında kullanılır.  At kestanesi tohumdan üretilir. 

Sevgili bitki severler, yazıma son vermeden önce, at kestanesi ile ilgili, ilginç bulduğum bazı  bilgiyileri  de  sizlerle  paylaşmak istedim. 
Ağaçları tanıyalım, sevelim ve koruyalım. 
-Fransa, kraliçesi Maria de Medici döneminde ( 1615 ... ) at kestanesinin yıldırım düşmesini engellediğine ve elektriği çektiğine inanıldığı için, Medici hem sarayını hemde Paris'in caddelerini korumak amacıyla ( paratöner olarak ), Osmanlı padişahı I. Ahmed'den at kestanesi fidan istemiş ve İstanbul'dan  getirtilen bu  fidanları  Paris'in ünli Şanzelize bulvarının bulunduğu yere  diktirtmiştir. 
- At kestanesi meyvelerine Avrupa'da 'conker' denirmiş.  Cebe atılan  conkerlerin  kişiyi  hastalıklardan koruduğuna ve uğur getirdiğine inanılırmış.  
- II. Dünya savaşı sırasında, at kestanesi tohumları toplanarak İngilter'de barut ve patlayıcı yapımında kullanılmıştır.
- Atkestanesi tohumları  kurutulduktan sonra  toz haline getirilerek, çamaşır makinalarında  detarjan olarak kullanılabilirmiş. 
Kırmızı çiçekli at kestanesi ağacı ( Aesculus x carnea )

Kaynaklar: Türkiye'nin Ağaçları  ve Çalıları ( Necati Güvenç Mamıkoğlu ). Ağaçlar ve Çalılar 1 ( Prof. Dr. Ersin Yücel ). Türkiye'nin Bütün Ağaçları ve Çalıları ( Prof. Dr. Ünal Akkemik ). Peyzaj Bitkileri  ve Özellikleri ( Erdi Ekren ). Wikipedi