| Yalnız Meşe ( Hikaye ) |
Köyün etrafındaki ağaçlar kesile kesile tükenmiş, eskiden meşe ormanı olduğu söylenen bu yerlerde geriye kala kala sadece bu meşe ağacı kalmıştı. Bu nedenle köylüler ona 'Yalnız Meşe' adını takmışlardı. Köyün yolu bu meşe ağacının yanından geçiyordu, yazın sıcakta yolcular buraya gelince altında bir süre dinlenirdi. Çobanlar, yazın sıcak havalarda sürülerini bu meşenin altında toplardı. O nedenle kimse onu kesmeye cesaret edemişti.
Anadolu bozkırın ortasında tek başına, bir anıt gibi duran bu meşe ağacı dile gelse, kim bilir neler anlatırdı! Bu zamana kadar dallarına kaç kuş yuva yapmıştı? Kaç yavuklu bu ağacın altında buluşmuştu. ... şimdi artık sıra ona gelmişti!
Yan Ali, Yalnız Meşe'ye yaklaşırken şiddetli bir sağanak yağmur başlamıştı, şimşekler çakıyor, gök gürlüyordu. Etrafta kimsecikler kalmamıştı, herkes evine çekilmişti. Yan Ali içinden, 'meşe ağacını kesmenin şimdi tam zamanı, beni bu havada kimse görmez' dedi.
Baltasını tam meşe ağacına vurmak için kaldırdığı anda etraf birden aydınlanmış, arkasından da korkunç bir ses köyün üzerinde yankılanmıştı.
Köylüler iki gün sonra, Yan Ali'nin yarı yanmış cesedini, elinde baltasıyla meşe ağacının altında bulmuşlardı. Meşe ağacına yıldırım düştüğünden Yan Ali ağacı kesemeden ölmüştü. Ağaca ise önemli bir şey olmamıştı. Bu durum köylüler arasında söylentilere yol açmıştı. Yalnız Meşe'nin altında bir yatır olduğı söylenmeye başlamıştı. Yan Ali'yi bu yüzden yıldırım çarpmışti. Buradaki yatırın ulu bir kişi olduğu, meşe ağacını koruduğu söyleniyordu. Bazı köylüler, geceleri meşe ağacının altında ışık ( nur ) gördüklerini söylüyordu. Köylüler, meşe ağacının kutsal olduğuna ve hastalıklardan insanları koruduğuna inanmaya başlamıştı. Şifalı diye yapraklarını, kabuklarını, palmutlarını toplayıp satmaya başlamışlardı. Bazıları, meşe ağacının dibinden toprak alıp götürüyordu.
Söylentileri duyan çevre köylerde yaşayanlar da, hastalıklarına şifa bulmak, dilek tutmak için akın akın Yalnız Meşe ağacının bulunduğu yere gelmeye başlamıştı. Bazıları çadır kurarak, gece meşe ağacının altındaki ışığı ( nur ) görmeyi umut ediyordu. Işığı gördüklerini söyleyenlerin sayısı gün geçtikce artmaya başlamıştı. Işığı görenlerin kesin cennetlik olduğu söyleniyordu. Meşe ağacının çevresi adeta panayır yerine dönüşmüştü.
Bu olay, o zamana kadar adı sanı duyulmamış olan, Anadolunun bu dağ köyünün kaderini değiştirir. Köylüler, altında yatır olduğu söylenen bu meşe ağacı sayesinde fakirlikten kurtulup para kazanmaya başlarlar. Köye gelenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için lokantalar, oteller açarlar, hayvan damlarını bile kiraya verirler. Köyü ziyaret edenlerin sayısı her yıl katlanarak artmaya başlar. .
Meşe ağacının bulunduğu yere bir park yaptıran köylüler, ortasına da Yan Ali'nin meşe ağacını kesmesini sembolize eden bir de heykel dikerler. Meşe ağacının kutsal olduğunu, bu nedenle 'anıt ağaç' sayılarak koruma altına alınması ve köyün adının da 'Yalnız Meşe' olarak değiştirilmesi için valiliğe başvururlar.
15.02.2011, Bahçeköy, Seferihisar.
A Kadir Bekçi